MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/594 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2025/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında tarım arazisinin sulama suyunun sağlanması konusunda 03.03.2020 tarihinde faydalanma sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkiline ait olan ekili tarım arazilerinin 2020 yılı için bedelini ödeyerek sulama suyu aldığını, müvekkilinin bu tarım arazisinde dane mısır üretimi yaptığını, bu ürünün ise düzenli olarak zamanında ve yeterince sulanmasının, gerek ürün verimliliği gerekse ürünün kuruyup zarar görmemesi için elzem olduğunu, müvekkilinin 3 defa sulama suyu almak üzere ödeme yaparak edimini yerine getirmesine rağmen davalının müvekkiline sadece 1 defa sulama suyu verdiğini, davalıdan olumsuz cevap alan müvekkilinin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/106 D.İş sayılı dosyası ile bu durumu tespit ettirdiğini belirterek; belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 30.000,00 TL müspet zararın tespit davasının açılma tarihi olan 05.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 253.259,69 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerektiğini, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... D.İş sayılı dosyasında alınan rapora taraflarınca itiraz edildiğini, gerekli belgelerin sunulduğunu, davacının ilk sulama talebini 19.05.2020 tarihinde, 2. sulama talebini de 13.07.2020 tarihinde yaptığını, mısırın sulama aralığı normalde 20 gün iken davacının 20 gün geçtikten sonra yani süresi geçtikten sonra sulama yaptığını, ayrıca 3. bir sulama talebi de olmadığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Uyuşmazlık Mahkemesinin 04.03.2024 tarihli ve 2024/9 E., 2024/79 K. sayılı ilamıyla; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğuna kesin olarak karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulü ile 253.256,59 TL maddi tazminatın 30.000,00 TL'sinin 05.08.2020 tarihinden, kalan kısmın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporundaki hesaplamanın dosyadaki delillere ve gerçek zarar ilkesine uygun olduğu, davalı sulama birliğinin kendisi ile sözleşmesi bulunan davacıya vermiş olduğu maddi zararlardan sorumlu bulunduğu, sorumluluğu kaldıran mücbir sebep, zarar göreninin yada üçüncü kişinin ağır kusurunun somut olayda gerçekleşmediği, Mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede faiz başlangıç tarihi dışındaki tarafların istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamadığından istinaf taleplerinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine, davacının faiz başlangıç istinaf itirazı yönünden taleple bağlı kalınarak delil tespiti davası başvuru tarihi olan 05.08.2020 tarihinden itibaren zarar miktarına faiz işletilmesi gerektiğinden, bu kısım yönünden yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile 253.256,59 TL maddi tazminatın tespit davasının açıldığı 05.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/... D.İş dosyasına, mısırların çekilmiş fotoğraflarının sunulduğunu, bu fotoğraflarda mısırların yeşil göründüğünü, dolayısıyla tespit isteyenin iddia ettiği ve bilirkişi raporunda belirlendiği gibi bir zarar bulunmadığını, tespit yaptırılan yerde tespit yapıldığı tarihte henüz hasat yapılmadığını, davacının gerçekten bir zararı olsa idi sılaj ile zararını karşılamaya çalışacağını, oysa tespit isteyenin slaj yaptırmadığını, bu durumun bile tespit isteyenin zararı olmadığını gösterdiğini, davacının ilk sulama talebini 19.05.2020 tarihinde, 2. sulama talebini de 13.07.2020 tarihinde yaptığını, mısırın sulama aralığı normalde 20 gün iken davacı 20 gün geçtikten sonra yani süresi geçtikten sonra sulama yaptığını, ayrıca 3. bir sulama talebi de olmadığını, bu hususa ilişkin sulama beyannamesi sulayıcı bilgi formu iş bu dilekçeleri ekinde sunulduğunu, mücbir sebep olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen ve Mahkemece dayanak teşkil eden miktar da yüksek ve fahiş oranda belirtilmiş olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkili birliğin neden olduğu herhangi bir zarar bulunmadığını, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından sözleşme gereğince sulama yapılmamasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacının üçüncü sulama için 04.08.2020 tarihinde başvurusunun bulunması, 26.08.2020 tarihli davalının yazı cevabından anlaşılmasına, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.20256 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.