MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2025/251 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacılar ile davalılardan ...’ın kardeş olduklarını, 1999 yılından itibaren tekstil ve inşaat sektöründe aile ortaklık şeklinde faaliyet gösterdiklerini, davalı ...'ın şirket ile ilgili resmi işlemleri yaptığını, kendilerinin ise imalat ile ilgilendiklerini, davalı ...'ın aile ortaklığının faaliyetlerini yürütürken muhtelif tarihlerde şirketler açtığını ve değişik unvanlarla faaliyetini sürdürdüğünü, davalı ...'ın diğer davalılar ... ve ... ile işbirliği yaparak aile ortaklığından doğan mal varlıklarını muvaazalı şekilde devrettiğini, ortak kazancı hiçbir zaman net olarak öğrenemediklerini, davalı ...'ın yaptığı büyük çaplı inşaat projelerini kendilerinden gizlemeye çalıştığını, ortaklığın tasfiyesi amacıyla davalı ... ile 02.03.2019 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, müvekkillerinin ortaklık mal varlığının ne olduğunu dahi bilmeden davalı ...’ın beyanlarına itibar ederek sözleşmeyi imzaladıklarını, yapmış oldukları harici araştırmada yüklü miktarda taşınmazın hile ve gabin yoluyla aile ortaklığından kaçırıldığını anladıklarını, kendilerine verilenler ile davalı ... üzerinde kalanlar arasında büyük bir orantısızlık olduğunu ileri sürerek; adi ortaklığın tasfiyesi ile ortaklığa ait malların aynen veya satış suretiyle bedellerinin paylaştırılmasını, hile ve gabin sebebiyle 02.03.2019 tarihli sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davalılardan ... ile ...'ın davacılarla herhangi bir akrabalıklarının bulunmadığını, sadece ...'ın davacılarla ve davalılardan ... ile iş ilişkisinin olduğunu, herhangi bir aldatma veya aşırı yararlanmanın söz konusu olmadığını, bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra davanın açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli kararıyla; davalılardan ... ve ...'in 02.03.2019 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı, diğer davalı ... ile sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra hile ve gabin iddiasıyla dava açıldığı gerekçesiyle; davalılar ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle, davalı ... yönünden hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 05.04.2023 tarihli ilamla; davacıların talepleri gözetildiğinde, sözleşmenin tarafı durumunda olmayan davalılar ... ve ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacılar vekilinin, dava dilekçesinde ileri sürdüğü olaylara ilişkin olarak tanık deliline dayandığı, Kasım 2020 tarihinde aldatmanın öğrenildiğini beyan ettiğini, İlk Derece Mahkemesince; davacılar vekili tarafından bildirilen tanığın usulüne uygun şekilde dinlenilmesi ve bundan sonra işin esası incelenerek sonucuna göre göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, uyulan bozma ilamıyla bozma öncesi verilen hükmün davalı ... ve ... yönünden kesinleştiği, dinlenen tanık beyanlarına göre hile ve aldatma iddiasının ispatlanamadığı, sözleşme içeriğinde tasfiyeye konu edilen mal varlığı ile ilgili açıklamaların yer aldığı, sözleşmede belirtilerek tasfiye konusu edilen ve paylaşımı gerçekleşen mal varlığı ile ilgili oransızlık bulunduğuna yönelik bir iddianın da söz konusu olmadığı, sözleşme kapsamında yer alan paylaşıma konu mal varlığı dışında ortaklığa ait paylaşım dışı tutulmuş mal varlığı olduğu iddiasının da usulen ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalı ...’ın aile ortaklığının resmi işleriyle uğraştığının tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, müvekkillerin yapılan işlerden haberi olmadığını, sözleşme içeriğiyle de sabit olduğu üzere, davacıların aldatıldığının deneyimsizliği ve bilgisizliğinden yararlanıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tasfiye sözleşmesinin feshi ve adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince inceleme ve araştırma yapıldığı, dinlenen davacı tanığının beyanlarına göre davacıların iddialarını ispat edemediği anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.