MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1201 E., 2025/.... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2024/... E., 2025/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu 20.07.2018 tescil tarihli aracı davalılardan ... A.Ş.'den 0 km olarak satın alındığını, aracın 23.03.2019 tarihinde yanarak büyük hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, bu aracın engelli aracı olduğu için müvekkilinin bu aracın bedeli ile yerine 0 km yeni araç alma imkânının bulunmadığını, davalı ... şirketinin kasko poliçesi kapsamında sorumlu olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracındaki zarar nedeniyle doğan 60.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 23.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte sorumlu davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkiline ait aracın davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. tarafından ayıpsız misli ile değiştirerek müvekkile teslimini, bunun mümkün olmaması halinde denkleştirici adalet ilkesi gereği belirlenecek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 300.000,00 TL değerinin satış tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının hasara ilişkin müvekkili şirkete başvurusu üzerine hasar dosyası oluşturulduğunu, araçta meydana gelen hasarın aracın elektrik ve elektronik donanımında meydana gelen arıza sonucu oluştuğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını savunarak, müvekkili şirket yönünden davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... A.Ş. vekili; müvekkili şirketin davaya konu aracın imalatçısı ve ithalatçısı olmadığını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu aracın kundaklama sonucu yakıldığını, davaya konu aracın yanmasının teknik olarak mümkün olmadığını, aracın gerekli bakımlarının yapılarak davacıya eksiksiz bir şekilde teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. İhbar olunan şirket vekili; dava konusu araç üzerinde yapılan inceleme neticesinde üretimden kaynaklı hiçbir probleme rastlanmadığını, yangının tamamen dış etkenler ve/veya kullanım kaynaklı meydana geldiğini, davalıya izafe edilebilecek herhangi bir kusur olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararıyla; davacının ıslah ile malın gizli ayıplı olmasından kaynaklı ayıpsız misli ile değişim hakkını kullandığı, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu araçta imalat aşamasından kaynaklı hata olduğu, bu nedenle ayıpsız misli ile değişim hususunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumlu olduğu kanuni düzenlemesi doğrultusunda davalı şirketin sorumlu olduğu, ayıbın teknik bir arıza sebebi ile oluştuğu gerekçesiyle, davaya konu aracın davalı ... A.Ş. sorumlu olmak üzere aynı model, aynı marka ve aynı özellikteki misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın davacı tarafta olması halinde davalılara iadesine, bunun mümkün olmaması halinde İİK 24. maddesi gereğince işlem yapılmasına, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf isteminde bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli kararıyla; seçimlik hakkın bir kez kullanılabileceği, ıslah sureti ile değiştirilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından davalı ... A.Ş.'ye 25.02.2019 tarihinde "teyp ekranı dokunmatiği çalışmıyor, klima modundayken bagaj kapağından ses geliyor bakım yapılacak" notuyla teslim ediliği, 23.03.2019 tarihinde hasara uğradığının sabit olduğu, 23.03.2019 tarihli itfaiye raporunda aracın ön kaput motor aksamı ön kısmında bulunan bütün elektronik ve mekanik aksamların yanarak kullanılamaz hale geldiğinin ve yangının çıkış nedeninin tespit edilemediğinin belirtildiği, Mahkemece araçta meydana gelen hasarın araçta mevcut bir gizli ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yangının meydan gelmesinde üretimden kaynaklı bir ayıbın söz konusu olup olmadığı, yangında ayıp dışında bir faktörün söz konusu olup olmadığı, ayıp varsa bu ayıbın satım sözleşmesinden önce bulunup bulunmadığı, ayıbın üretimden kaynaklı olup olmadığı, ayıbın garanti süresi içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının 25.02.2019 tarihinde servise yaptığı başvurunun dava dilekçesinde belirtilen ayıp ile ilgili olup olmadığı, ilgili ise ayıp ihbarı mahiyetinde olduğu değerlendirilerek davacının dava dilekçesinde zarar talebinde bulunduğu, bu talebin ayıp oranında satış bedelinden indirim olarak değerlendirilmesi gerektiği, seçimlik hakkın bir kez kullanılarak tüketildiği değiştirmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca nisbi metod ile satış bedelinde indirilecek tutar hususunda hukukçu hesap ve akademik kariyere sahip makina/otomotiv elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşacak heyetten rapor aldırılarak tespit edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken itiraza uğrayan bilirkişi raporu ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yine 23.03.2019 tarihli itfaiye raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu aracın yanmasının poliçe kapsamında güvence altına alınan sebepler dışında bir sebepten kaynaklandığı ya da hasarın poliçe kapsamında olmadığının ispat külfetinin davalı ... şirketinde olduğu, davalı ... şirketinin dosyaya bu yönde deliller sunup sunmadığı değerlendirilip sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğunun tespiti halinde davacının sigorta şirketinden talep edebileceği zarar miktarı hususunda hukukçu hesap ve akademik kariyere sahip makina/otomotiv elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşacak heyetten rapor aldırılarak tespit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, itiraza uğrayan bilirkişi raporu ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, kararın kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda talebin ayıp oranında indirim olarak değerlendirilmesi ve seçimlik hakkın bir kez kullanıldığının belirtilmesi karşısında bu tespit doğrultusunda işlem yapılmasının gerektiği, alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda araçtaki hasarın üretiminden kaynaklı olarak ortaya çıktığının tespit edildiği, araçtaki zarar sebebiyle indirim miktarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 18.722,43 TL'nin 23.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararını karşılar mahiyette olduğu, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; müvekkilinin ıslah yoluyla talebini ve tercih hakkını değiştirmesinin mümkün olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve hükmedilen alacak miktarının hatalı olduğunu, dava dilekçelerinde tazminat talep ettiklerini, ayıp oranında satış bedelinden indirim talep edilmediğini, tazminat taleplerinin ayıp oranında satış bedelinden indirim talebi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişilerce denkleştirici bedel ilkesi gereği müvekkilin isteyebileceği bedel hesaplanarak tazminata hükmedilmesi gerektiği, Mahkemece yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... A.Ş. vekili; bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu olayda uzman bilirkişilerin seçilmediğini, bilirkişi kök ve ek raporlarının herhangi bir teknik ve bilimsel veri içermediğini, raporlarda elektrik mühendisi ve makine mühendisi bilirkişilerin değerlendirme yaptığını, aracın üretici firması tarafından yapılan teknik inceleme raporunun dikkate alınmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, ayıplı araç iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun (TKHK) 8/1 maddesinde; “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır” hükmü, ikinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir” hükmü düzenlenmiştir.
Tüketici işlemi niteliğindeki satım sözleşmesine konu edilen malın ayıplı olması hâlinde, tüketici TKHK’nın 11. maddesinde gösterilen dört seçimlik haktan birini kullanabilir. Bunlar; malı iadeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme ve bedel iadesini talep etmek, yenisi ile değişimi talep etmek, bedelde indirim talep etmek ve ücretsiz onarım isteme hakkıdır. Tüketici bu seçimlik haklarını kural olarak bir sınırlamaya tabi olmadan dilediği gibi kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.
TKHK, tüketicinin ayıp nedeniyle doğan seçimlik haklarının kullanılması açısından herhangi bir sınır içermemekte ve ayıbın varlığı hâlinde tüketici seçimlik haklarından istediğini tercih edebilmektedir.
2. Davacının; dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin dava konusu aracında doğan zarar nedeniyle 60.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 23.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte sorumlu davalıdan tahsilini talep ettiği, 09.03.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ise davalı ... A.Ş. tarafından ayıpsız misli ile değiştirerek müvekkile teslimini, bunun mümkün olmaması halinde denkleştirici adalet ilkesi gereği belirlenecek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300.000,00 TL değerinin satış tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsilini talep ettiği, davacının ilk talebinin seçimlik hak olmayıp Borçlar Kanunu gereği tazminat talebi olduğu, davacının davasını tam ıslah etmekle Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanundaki misli ile değişim talebini sunduğu, burada seçimlik hakkın tüketildiğinden söz edilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
3. Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
3. Bozma nedenine göre davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı ... A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.