MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/... E., 2025/1401 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/... E., 2021/734 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin gayrimenkul komisyon ve aracılık işleri yaptığını, davalı ...'un müvekkili şirkete müracaat ederek o tarihte çalışanı olduğu diğer davalı şirket için büyük bir kiralık gayrimenkule ihtiyaçları olduğunu beyan ettiğini, müvekkili şirketin çalışanı ... vasıtası ile davalıya bir kısım gayrimenkullerin gösterildiğini, akabinde de taraflar arasında 09.04.2008 tarihli gayrimenkul tellallığına ilişkin sözleşme imzalandığını, anılan sözleşmeye göre davalı tarafın yıllık kira bedelinin %12'si ve bu tutarın KDV'sini hizmet bedeli olarak müvekkili şirkete ödemeyi kabul ettiğini, davalıların... Plazada ... ... adresinde bulunan ve aylık kira bedeli 100.000 USD olan gayrimenkulü beğendiklerini, müvekkili şirketin bir araya getirdiği taraflar arasında kira sözleşmesinin imzalandığını, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmet nedeniyle davalılardan yıllık kira bedelinin %12'si + KDV tutarı olan 169.920 USD alacağa hak kazandığını, ancak müvekkilinin hak kazandığı komisyon ücretinden 10.000 USD'nin müştereken ve müteselsilen tahsili için ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/155 Esas sayılı dosyası ile kısmi dava açıldığını ve yargılama sırasında 169.920 USD alacaklarının olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, işbu davanın talepleri gibi kabul edildiğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, geriye kalan ve saklı tutulan 159.920 USD alacağın 09.04.2008 tarihinden itibaren işlemiş ve işlemeye devam edecek olan ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacı tarafça ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/155 Esas sayılı dosyasıyla alacaklarının sabit olduğu belirtilmiş ise de, iş bu dosyada verilen kararın kesinleşmiş bir karar olmadığını, temyiz edildiğini ve kısmen taraflar yararına bozulduğunu, söz konusu gayrimenkulün kiralanmasında müvekkilinin veya davacı emlak şirketinin hiçbir aracılığının söz konusu olmadığını, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/155 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanları ile davacı emlak şirketinin söz konusu gayrimenkulün kiralanması ile ilgili olarak herhangi bir aracılık faaliyeti yapmadığının açıkça ortaya konduğunu, ayrıca bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda da davacı emlak şirketinin ücrete hak kazandığı bir tellallık sözleşmesinin bulunmadığının tespit edildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince verilen ilamla, davalı hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçe gösterilerek kararın bozulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili; ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/155 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmediğini, müvekkili şirketin gayrimenkulün kiralanması ile ilgili olarak diğer davalı .../veya davacı emlak şirketinin ve/veya herhangi bir elamanını hiçbir dahili ve /veya aracılığının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında aynı hukuki sebebe ilişkin daha önce ikame olunan kısmi talepli dava nedeniyle ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/259 E. 2017/1000 K. sayılı dosyasında 20.12.2017 tarihinde davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarihli ve 2018/5483 E. 2019/6657 K. sayılı onama ve 2020/139 E. 2021/2876 K. sayılı 25.03.2021 tarihli tashihi karar talebinin red kararı ile kesinleştiği, davalı ...'un şirket temsilcisi olmadığı, davalı gerçek kişinin ticari vekil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, gayrimenkul kiralanması gibi yüklü borç doğuracak bir işlemin makul ve olağan işlem sayılmasının mümkün olmadığı gibi davalı şirket tarafından davalı gerçek kişinin bu işlerde sürekli olarak aracı gibi kullanıldığına dair dosya itibariyle de delil bulunmadığı, aynı zamanda yer gösterme belgesine konu edilen taşınmazın davalı şirket ile dava dışı malik tarafından bizzat yapılan bir akitle kiraya konu edildiği, bu akitleşmede emlak komisyoncusu tarafından ve sayesinde sözleşmenin aktedildiği veya davacının iddiasına göre yer gösterme sonucunda kira ilişkisinin kurulduğunun dosya kapsamı itibariyle sabit olmadığı, davacının komisyona hak kazanabilmesi için kira ilişkisinin kendi emeği sonucunda kurulduğunun ispatının gerektiği, ne ticari vekillik bakımından ne de davalı gerçek kişi bakımından bu ispat gerçekleşemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu gayrimenkulün davacının verdiği hizmet neticesinde kiralandığının göz ardı edildiğini, davanın taraflarınca gayrimenkul tellallığına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile açıldığını, davalılardan gerçek kişinin imzası ile taraflar arasında akdedilen 09.04.2008 tarihli gayrimenkul görme formunda gayrimenkulü gören kişinin veya bağlantılı olduğu kişilerin gayrimenkulü kiralaması halinde müvekkili şirkete yıllık kira bedelinin KDV dahil %12'sini hizmet bedeli olarak ödeyeceğinin belirtildiğini, daha sonra gezilip görülen yerin uygun bulunarak davalı şirket tarafından kiralandığını, gayrimenkul maliki olan dava dışı.......ninde müvekkili şirketin verdiği hizmetten haberdar olduğunu, aksi halde müvekkili şirketin söz konusu gayrimenkulü 3. kişilere gösterme ve erişim imkanın olmayacağını, davalı şirketin müvekkili şirkete devre dışı bırakarak hizmet bedelini ödeme yükümlülüğünden kurtulmak amacı ile kötü niyetle dava dışı malik ile müvekkilinin verdiği hizmeti yok sayan bir kira sözleşmesi akdettiğini, ticari mümessilinin aksine ticari vekil atanmasının hiçbir şekil şartına bağlı olmadığını, davalı gerçek kişinin şirket bakımından vekil kabul edilebilmesi için ne ticaret siciline tescil edilmesi ne de yazılı vekaletnamenin belgenin şart olmadığını, davalıların kötü niyetli olarak 09.04.2008 tarihli sözleşmenin kendilerini bağlamadığını iddia ettiklerini, sözleşmeyi imzalayan davalı ...'un şahsen sorumlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, gayrimenkul simsarlığı sözleşmesinden doğan bakiye ücret alacağı istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, işbu ek davadan önce açılan kısmi davanın ret ile sonuçlanmış olmasına, önceden açılan davada kesinleşen ilamın tespit kısmının, ek davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturmasına, kısmi davanın reddi ile taraflar arasındaki borç ilişkisinin yokluğunun da tespit edilmiş olmasına, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.