MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/831 E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/60 E., 2025/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların 21.04.2021 tarihli satım sözleşmesi ile ... İli, ... İlçesi ... 284 sokak adresinde 6 54... - 42 parsel sayılı taşınmazın 13 nolu bağımsız bölümünün 335.000,00 TL bedelle müvekkiline satışı hususunda anlaştığını, satım bedelinin 135.000,00 TL’sini 05.05.2021 tarihinde ödediğini, bakiyesini sözleşme konusu bağımsız bölümün müvekkili adına tescil edilmesi sırasında ödeneceğinin kararlaştırıldığını, teslim hususunda makul sürenin aşılması nedeniyle ifa imkansızlığı meydana geldiğini, sözleşmenin fesih ile sonuçlanması dikkate alınarak, müvekkili tarafından davalıya 05.05.2021 tarihinde ödenen 135.000,00 TL’nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince ve emsal bir dairenin dava tarihindeki bedelinin 135.000/335.000 oranında tespiti ile davalıdan tahsil edilerek davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiş, 18.12.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 511.756,35 TL'ye yükselterek dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; yaşanan ekonomik sıkıntılar, pandemi nedeniyle müvekkilinin sözleşmede belirtilen inşaata başlayamadığını, arsa sahipleri ile arasında olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, dava konusu sözleşme kapsamında 135.000,00 TL'nin elden ödendiği iddiasını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 21.04.2021 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesine göre dava konusu taşınmazın satıcı ... tarafından alıcı ...'e 335.000,00 TL bedelle satıldığı, satışın 135.000,00 TL sinin 05.05.2021 tarihinde nakit, geri kalan 200.000,00 TL daire satıldığında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre 135.000,00 TL’ nin denkleştirici adalet ilkeleri doğrultusunda (paranın alım gücünü etkileyen 7 (yedi) ayrı kalemden oluşan ekonomik veriler esas alınarak) 14.02.2024 dava tarihindeki alım gücü karşılığının 511.756,35 TL olduğunun mütalaa edildiği, davacı tarafça dosyaya sunulan ... yazışmalarının davalı tarafça kabul edildiği, yazışmalarda davalının davacıdan 135.000,00 TL'yi aldığı yönünde "135 bin kalani da sonra hallederiz" "beklicen yada vereyim paranı sayın abi" "ya beklicen yada paranı al demiştim ben sana o zaman" "sizin gibi bir kişi daha vardı ödedim sayın abim kimsenin parası kimsede kalmaz şanssızlık işte bekliyoruz" şeklinde davalının mesajlarının olduğu, bu haliyle davalının davacıdan 135.000,00 TL aldığının kabul edildiği, alınan bu bedelin de davalıya iade edildiğine yönelik davalının dosya kapsamında ispatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 511.756,35 TL'nin dava tarihi olan14.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yanın sözleşme kapsamanda 135.000,00 TL ödendiği iddiasına dayanak gösterdiği ... mesajlarının davalı yanca inkar edilmediği, mesajların açık borç ikrarını içeren yazışmaları da içerdiği, söz konusu mesajlaşma uygulamasının borç ikrarı içermesi durumunda delil başlangıcı olarak kabul edilebileceği, davalı ile davacı arasında eldeki davaya konu sözleşme dışında başkaca bir hukuki ilişkinin varlığı iddia ve ispat olunamadığı gözetildiğinde, söz konusu mesajlaşmaların delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, bu minvalde dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 135.000,00 TL ödendiğinin kabulü gerekeceği, taşınmazın satın alınması konusunda yapılan yazılı sözleşmenin “alacağın temliki” hükümlerine tabi ve geçerli olduğu, davacının daire bedelinin 135.000,00 TL'sini davalıya ödediği ancak eldeki davaya konu sözleşmenin ifasına esas kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 20.05.2022 tarihinde feshedilmesi nedeniyle ifanın imkansız hale geldiği, taraflar arasındaki sözleşme geçerli olduğundan davacının sözleşmeden dönerek ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle belirlenecek rayiç bedeli davalı şirketten talep edebileceği, söz konusu ödemenin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihi itibariyle ulaştığı değerin tespiti ile bu değere hükmedilmesinde, söz konusu hükme karşı yalnızca davalı yanın istinaf talebinde bulunduğu ve aleyhe kaldırma yasağı dikkate alındığında bu hususun bir kaldırma sebebi olarak kabul edilemeyeceği, davacının dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, ıslah dilekçesi ile 511.756,35 TL'nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile tahsilini talep ettiği cihetle hükmedilen alacağın 135.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye 376.756,35 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğinden davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 511.756,35 TL'nin 135.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiye 376.756,35 TL'sinin ise ıslah tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; ekonomik sıkıntılar ve ... pandemisi nedeniyle yaşanan kriz dolayısıyla müvekkil tarafından sözleşmede belirtilen inşaatın yapımına başlanamadığını, sözleşmenin fesh olunduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu, 135.000,00 TL'nin ödenmediğini, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını, ... kayıtlarına delil olarak dayanılmadığını, bilirkişi raporunda ödemeye ilişkin belgenin olmadığı hususunun tespit edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifa edilmemesi nedeniyle sözleşme kapsamında ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek iadesi istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dosyasına sunulan mesajlaşmaların taraflarca kabul edilip delil başlangıcı niteliğinde bulunduğundan bahsile, tanık beyanları ve sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya 135.000,00 TL ödendiğinin sabit olduğu, yazılı sözleşmenin alacağın temliki hükümlerine göre geçerli olduğu, dava dilekçesinde sözleşme kapsamında ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gözetilerek iadesinin talep edildiği anlaşılmakla temyiz edenin sıfatına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.