MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1174 E., 2025/1196 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Reyhanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/165 E., 2022/520 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı hakkında müvekkili çalışanlarınca mühür kırarak enerji tüketimi yaptığı gerekçesiyle 17.02.20 18... .11.2018 tarihli kaçak elektrik tutanakları düzenlendiğini, sonrasında tahakkuk ettirilen tutarların ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu tutanakların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) hükümlerine aykırı olduğunu, davacı çalışanlarınca müvekkiline ait olduğu iddia edilen sayacın eksik veya hatalı ölçüldüğünü, tüketimleri doğru kaydedip kaydetmediği hususu araştırılmadan keyfi şekilde işlem yapılmasının ve müvekkiline işbu davanın açılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin mührü kırmadığı gibi sayaca herhangi bir müdahalesinin de olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tahakkuk edilen miktarın fahiş olduğunu, kaçak elektrik kullanım süresinin tespitinde kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tarihinden itibaren geriye doğru 90 günlük süre esas alınarak borç tahakkuk edilmesi gerekirken, 111 günlük sürenin hesaplamaya esas alınmasının hatalı olduğunu, dava konusu tutanaklarda müvekkilinin imzasının bulunmadığını ve kesin delil olmadıklarını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar tanık dinlenerek mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişi raporu aldırılmış ise de, dinlenen tanıkların davacı şirket çalışanları ve tutanak mümzileri olduğu, tutanakların tek taraflı düzenlenebilecek bir belge olması ve destekleyici bilgi ve belgeler içermemesi nedeniyle itibar edilmediği, kaçak elektriğin kullanıldığı tesisatın kurulu bulunduğu taşınmazın Hatay İli Reyhanlı İlçesi ... Mahallesi 151 numaralı parselde bulunduğu, tapu kayıtlarından; taşınmazın maliğinin dava dışı ... ve ... olduğu, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlarından; dava konusu tutanakların düzenlendiği tarihte davalının kaydının bulunmadığı, resmi belge niteliğinde olan tapu ve ÇKS belgeleri karşısında, resmi belge olmayan kaçak elektrik tutanakları ile davacının kaçak elektrik tüketiminin davalı tarafından gerçekleştirildiğini ispat edilemediği, davacının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davacı şirkete ait bulunduğu, takibinin ve davanın dayanağının 17.09.20 18... .11.2018 tarihli kaçak elektrik tespit tutanakları olduğu, bu tutanakların Hatay İli Reyhanlı İlçesi ... Mahallesindeki tarımsal sulamaya yönelik olarak, kesilen elektriği yükümlülüklerini yerine getirmeden açmak sureti ile tüketim yapıldığı gerekçesi ile düzenlendiği ve toplam 136.650,40 TL tahakkuk işlemi yapıldığı, davacı şirket ile davalı arasında davaya konu kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihi ve yeri kapsar nitelikte bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, kaçak elektrik tespit tutanaklarında davalının imzasının bulunmadığı, mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanan 26.05.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda kaçak elektrik tespit tutanağına konu yerin 151 nolu parsele isabet ettiğinin tespit edildiği, tapu kayıtlarının incelenmesinde davaya konu taşınmazın dava dışı ... ile ... adına kayıtlı olduğu, davalı adına davaya konu taşınmaza ilişkin olarak ÇKS kaydının da bulunmadığı, aksine 151 nolu parsele ilişkin olarak 01.04.2018 - 15.08.2018 arasındaki dönemde taşınmaz maliki dava dışı ... adına ÇKS kaydı bulunduğu, tutanak tanıklarının beyanlarında; iş emrinde davalının adının bildirilmesi nedeni ile tutanakları onun adına tuttuklarını ifade ederek, tutanak tarihinde tespit yapılan yerde davalının bizzat kullanımını görmeden tutanak düzenlediklerini kabul ettikleri, davacı şirket tarafından davalının kaçak elektrik tespit tutanaklarına konu 151 nolu parselde kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiğinin usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği, kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; alınan bilirkişi raporunda tesisattaki kullanıcının davalı olduğunun ve kaçak elektrik tüketim bedelinin 136.943,20 TL'sinden sorumlu bulunduğunun tespit edildiğini, davalı yan cevap dilekçesinde tesisattaki fiili kullanımlarına dair bir itirazı bulunmuyorken ve fatura tutarına itiraz eden bir tüketici olduğunu belirtmişken, Mahkemenin çekişmesiz vakıa haline gelen tesisattaki fiili kullanıcının kim olduğu hususunu re'sen irdeleyerek, bilirkişi raporunu nazara almaksızın yüzeysel bir incelemeyle, ÇKS ve tapu belgelerinin davalı adına olmadığından bahisle, davalının kaçak tüketim gerçekleştirdiğinin ispat edilmediğini belirtmesinin isabetsiz olduğunu, davalının fiili kullanıcı olduğu hususunda kabul beyanının bulunduğunu, icra takibinde kaçak tüketim tutanağının yer almadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaçak tüketimlere ilişkin icra takiplerinde alacağın belgeye dayanmasının söz konusu olmadığını, bu nedenle icra takibi ile itirazın iptali davası arasında böyle bir bağlılık olduğundan söz edilemeyeceğini, alacağın belgeye dayanmasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrası ve 61. maddesi uyarınca tüm itirazın iptali davalarında gündeme gelecek bir husus değil, ancak alacak belgeye dayanıyorsa göz önüne alınabilecek türden olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında kaçak elektrik tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihi ve yeri kapsar nitelikte bir abonelik sözleşmesi olmadığı gibi tutanaklarda davalının imzasının da bulunmamasına, tapu ve ÇKS kayıtlarında da davalıya ait bir kayda rastlanmamasına, tutanak tanıklarının ise iş emrinde adının bildirilmesi nedeni ile tutanakları davalı adına tuttuklarını ifade ederek, davalının bizzat kullanımını müşahede etmeden tutanak düzenlediklerini kabul ettiklerinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.