MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/... K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: .... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/95 E., 2024/.. K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin personelleri tarafından yapılan kontrollerde, 27.01.2023 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile davalının parakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, düzenlenen tutanağa göre yapılan kaçak tahakkukuna istinaden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; kaçak elektrik tespit tutanağının usulüne uygun tutulmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanma niyetinin bulunmadığını, müvekkili şirkete ait olan arsaya otel yapıldıktan sonra bağlanan elektrik gücünün otel için yeterli düzeyde olmadığını, bu durum üzerine şirket yetkilileri ile iletişime geçilip trafo istendiğini, davacı şirket yetkililerinin müvekkiline otelin karşısında bulunan başka bir binadan geçici olarak elektrik hattı çekebileceklerini bildirdiğini, müvekkilinin de davacı şirket yetkililerinin yönlendirmesine güvenerek kendisine ait olan karşı binadan trafo yapılana kadar geçici olarak elektrik hattı çektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kullanıma dair yapılan tespit süresi ile tayin olunan ceza tutarlarının hatalı hesaplandığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının kaçak elektrik kullandığından bahisle tahakkuk ettirilen fatura alacağının tahsili amacıyla davacı tarafça icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğu, dava konusuna ilişkin celp edilen şirket kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; 27.01.2023 tarihinde şirket görevlilerince yapılan kontrolde söz konusu ticarethanede kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespit tutanağı tutulduğu, davalı tarafından elektriğin bu şekilde kullanılmaya devam edildiği, bu durumun kaçak elektrik tespit tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin(Yönetmelik) 42. maddesi uyarınca kaçak elektrik kullanımı olduğu, kullanım tarihi itibariyle davalının toplam elektrik borcunun 238.628,34 TL olarak tespit edildiği, ispat yükü kendisinde olan davacının kaçak kullanımı ispatladığı, her ne kadar bilirkişi raporunda tespit tarihi itibariyle borcun 238.628,34 TL olduğu belirtilmiş ise de, takip çıkışı asıl alacak 236.103,93 TL'nin gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si ile toplam 241.675,98 TL olduğu, takibe konu alacağın yargılamayı gerektirdiği, icra takibinde edilen miktarın davalı yönünden belirlenebilir ve likit olmadığı gerekçesiyle; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin aynı miktar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaçak elektrik kullanımı bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, takip konusu alacağın dava tarihi itibariyle likit ve muayyen olmaması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili: dava konusu alacağın likit olduğunu, davanın tam kabulüne rağmen icra inkâr tazminatının reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; Mahkemece hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ve delillerinin değerlendirilmediğini, kaçak elektrik tespit tutanağının usulüne uygun tutulmadığını, müvekkilin kaçak kullanım niyetiyle hareket etmediğini, davacının kendi kusurlu ve ihmali davranışları ile müvekkilinden alacak isteminde bulunduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte kullanıma dair yapılan tespit süresi ile tayin olunan ceza tutarlarının hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, kaçak elektrik kullandığı ilgili kaçak tutanakları ile tespit edilen davalı hakkında, tutanak tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğin 42/1-(a) maddesi uyarınca hesaplama yapan bilirkişilerce düzenlenen raporda bir isabetsizlik bulunmamasına, davaya konu alacak likit olmadığından, icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının, abonesiz elektrik kullandığının 27.01.2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edildiği, bu tespite istinaden davalı aleyhine 236.103,93 TL asıl alacak, 4.722,08 TL gecikme zammı ve 849,97 TL KDV olmak üzere toplam 241.675,98 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkemece davanın kabulü ile takibin aynı miktarlar üzerinden devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; takip çıkışı asıl alacak 236.103,93 TL gecikme zammı ve gecikme zammı KDV'si ile toplam 241.675,98 olduğu gerekçesiyle davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de; kaçak tüketim nedeniyle yapılan tahakkuklar nedeniyle gecikme zammı uygulanmayacağı nazara alınarak, taleple bağlılık ilkesi uyarınca asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, takibin tümüne yönelik itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.