MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1703 E., 2025/1004 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/812 E., 2024/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 04.12.2010 tarihinde yapılan iş merkezi satış ve pazarlama sözleşmesi ile davalıların yapacağı iş merkezindeki tüm işyerlerinin satış ve pazarlamasının müvekkili tarafından komisyon karşılığında yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin iş yerlerinin satışını yapmak için kaliteli broşürler bastırdığını ve kendi ticari itibarına dayanarak markası olan "... Emlak" ismini kullandığını, davalılar tarafından sözleşmenin 30.05.2011 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin 4. maddesine göre, davalıların sözleşmeden vazgeçmeleri halinde, vazgeçtikleri tarihten itibaren kalan iş yerlerinin satışından doğacak %2 komisyon bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalıların sözleşme feshedilmeden önce ve sonra satışlar yaptıklarını, bu satışlardan müvekkiline komisyon ödenmesi gerektiğini, Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/46 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, kısmen kabulüne verilen kararda komisyon alacağına hükmedildiğini, ilk davada 21 bağımsız bölüm hakkında bilirkişi raporu düzenlendiğini, geriye kalan 62 bağımsız bölüm için mevcut davanın açıldığını belirterek iş merkezindeki tüm işyerlerinin satışı nedeniyle satıştan doğacak %2 komisyon bedelleri alacağından, Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/46 Esas sayılı dosyasında hükmedilen bedelin mahsubu ile kalan komisyon alacakları toplamı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 90.000,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davacı vekili 02.04.2024 tarihli duruşmadaki sözlü beyanı ile davayı ıslah ederek dava değerini 220.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/46 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, davacının ilk davasında tüm taleplerini tükettiğini, bu nedenle davanın esasına dahi girmeden usulden reddi gerektiğini, kanunda açıkça tellallık-simsarlık sözleşmesinin özel borç ilişkisi olduğu ve hangi hükümlere tabi olduğunun açıklandığını ve kanunun amir hükmü gereğince tellallık-simsarlık sözleşmelerinde vekalete ilişkin hükümlerin uygulanacağının açık olduğunu, bu durumda davacının 04.12.2010 tarihli sözleşmeye dayanarak sadece yapmış olduğu masrafları isteyebileceğini, taleplerini Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/46 esas sayılı dosyasında ileri sürdüğünü, davacının simsarlık - tellallık sözleşmesinin gereği olarak müvekkillerle müşterileri bir araya getirdiğine dair delil olmadığını, davacının böyle bir iddiasının da olmadığını, dolayısıyla simsarlık sözleşmesinin uygun olmayan bir zamanda feshedildiğinden de bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın öncelikle usulden reddini, esasa girilmesi halinde esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli kararıyla; Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 27.01.2016 tarihli ilamıyla; taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Yasa kapsamı dışında kalması nedeniyle davaya bakma hususunda genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir.
3. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin 2012/46 esas sayılı dosyasında; davalıların feshinin haksız olduğu, sözleşmenin 4. maddesine göre sözleşme tarihi ile dava tarihi arasında 6,7,8,39,41,55, 80... nolu bağımsız bölümlerin satışının yapıldığı, toplam satış tutarının 986.792,00 TL olduğu, %2 komisyon bedelinin 19.735,84 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın 18.11.2021 tarihinde Yargıtay onama ilamı ile kesinleştiği, bu dosyanın eldeki davada kesin delil niteliğinde olduğu, aynı yöntemle 2012/46 esas sayılı davanın açıldığı 25.01.2012 tarihi ile mevcut davanın açıldığı 05.05.2015 tarihleri arasındaki satışların gerçek satış bedelleri tespit edilerek davacının komisyon alacağının 143.180,00 TL belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 143.180,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Konya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin (bozmadan önce 2012/46 Esas) 2017/586 Esas, 2020/39 Karar sayılı ilamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye konu taşınmazlardan davalılar tarafından üçüncü kişilere satılan taşınmazlar yönünden davacının simsarlık ücretine hak kazandığı, bilirkişi raporu ile 2017/586 Esas, sayılı dosyasının açıldığı tarih ile mevcut davanın açıldığı tarih arasında satıldığı anlaşılan 18 adet taşınmaz yönünden davacının hak ettiği simsarlık ücretinin 143.500,00 TL olarak belirlendiği, buna göre Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; sözleşmenin 2. maddesindeki "kendilerine" lafzının yanlış yorumlandığını, davalıların kendilerine devredilen taşınmazlara ilişkin komisyon ücretine hükmedilmemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, eksik ve hatalı incelemeyle yalnızca iki farklı tarih aralığındaki satışlara ilişkin bir rapor tanzim edildiğini, oysa davalılar dahil tüm satışlardan doğan komisyon bedellerinin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili; davacının arabuluculuk giderlerinin yargılama gideri olarak dikkate alınmaması gerektiğini, 04.12.2010 tarihli "iş merkezi satış ve pazarlama sözleşmesi" gereğince davacının komisyon talep edemeyeceğini, sözleşme incelendiğinde simsarlığın süresi ve simsarın görevlerinin belirli olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında zemin ve bodrum kattaki taşınmazların aynı şekilde hesaplandığını, hesaplamanın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan "İşmerkezi Satış ve Pazarlama Sözleşmesi" ile Sözleşmenin Şartlarına ilişkin 3.4 maddesine göre "Yapımcılar bu sözleşmeden vazgeçerler ise vazgeçtikleri tarihten itibaren kalan iş yerlerinin satışlarından doğacak olan %2 komisyon bedellerini ödemeyi kabul ve taahhüt ederler" şeklinde anlaşmaya varılmıştır. Aynı konuda taraflar arasında görülen ve kesinleşen Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/586 Esas sayılı dosyası, eldeki dava bakımından "kesin delil" niteliğindedir. Önceki ilamla; taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliği ve davacının sözleşmenin 4. maddesi uyarınca; (satışta aracılık etmese dahi) fesih sonrası yapılan satışlardan %2 komisyon alacağına hak kazandığı hususları kesinleşmiştir.
Temyiz edilen kararın gerekçesine ve özellikle davalıların sözleşmeden vazgeçmeleri halinde, kalan taşınmazların satış bedeli üzerinden davacıya komisyon ödenmesi hususunda kesin hüküm bulunmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen gerçek satış değerleri üzerinden simsarlık ücretinin belirlendiğinin anlaşılmış olmasına göre, davacı ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.