MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/1359 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2024/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin çeşitli izin olurları ile orman izin sınırlarının bazı kısımlarında maden ruhsatının dahi dışına çıktığını, davalı ... hakkında ceza soruşturması başlatıldığını kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davalı ... hakkında ise ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/901 E. sayılı dosyası ile kovuşturmaya devam olunduğunu, davacı Kurumun davalıların sahayı izinli kullanmış olsaydı ödeyeceği arazi kullanım bedeli miktarında zararın doğacağını, bahse konu alacağın likit olduğunu ileri sürerek; borçlular hakkında başlatılan icra takibindeki itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu icra takibinin ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/... E. 2021/... K. ile iptal edildiğini, geçerli bir icra takibinin bulunmadığını, itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibinin dava şartı olduğunu, dava konusu olayın davalı şirketin işlettiği sözleşmede meydana geldiğini, müvekkilleri ... ve ...'nın taraf gösterilmesinin tüzel kişiliğinin ruhuna aykırı olduğunu, verilen izinlerin dışına çıkıldığının fark edildiğinde izin için müracaatta bulunulduğunu, fakat davacı Kurum tarafından cevap verilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirket yetkilisi ... hakkında yargılaması devam ediyor olsa da kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığını, dava konusu alacağın likit olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mevcut ve geçerli bir icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğu, dava konusu olaydaki icra takibinin ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/7 63... /803 Karar sayılı dosyası ile kesin olarak iptal edildiği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğuyla reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesi takibin iptaline karar verilmiş ise de, bu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurum adına takiplerin ... İşletme Müdürlüğü tarafından yapıldığını, vergi kimlik numarasının Orman İşletme Müdürlüğü adına olduğunu, vergi kimlik numarası girildiğinde UYAP sisteminin otomatik olarak seçimi yaptığını, sistemsel olarak izafe ifadesinin UYAP sisteminde bulunmamasının takibin izafeten olduğu gerçeğini değiştirmediğini, Orman Genel Müdürlüğünün tüzel kişilik olduğunu, Orman İşletme Müdürlüğünün Orman Genel Müdürlüğüne izafeten icra takibi yapma yetkisi bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle gerçekleştiği ileri sürülen zararın tazmini için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
1. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; geçerli bir ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe süresinde itiraz etmesi, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. İtirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde davaya konu ilamsız icra takibiyle ilgili olarak takip borçlusunun takibin iptali talebiyle açtığı davanın kabulü ile takibinin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, icra takibinin borçlunun şikayeti üzerine iptaline karar verildiği ortada geçerli bir takip olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.