MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1443 E., 2025/529 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/135 E., 2023/744 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı İdare tarafından dava dışı vergi borçlusu şirketten alacaklarının tahsili amacıyla müvekkili şirkete 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un (6183 sayılı Kanun) 79. maddesi uyarınca haciz bildirimleri gönderildiğini, ancak dava dışı vergi borçlusu şirket ile müvekkili arasında ticari ilişki mevcut olmasına rağmen söz konusu şirketin müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davalı İdare tarafından 13.11.2017 tarihli haciz bildirisinin elektronik ortamda gönderildiğini, 14.11.2017 tarihli haciz bildirisinin de elektronik ortamda gönderildiğini, gönderilen bu haciz bildirisinde 13.11.2017 tarihli haciz bildirisinin içeriği ile aynı olup önceki haciz bildirisinde eksiklik olduğundan bahisle tekrar gönderildiğini, 14.11.2017 tarihli haciz bildirisinin ekinin açılmadığını belirterek davalı İdareye başvurulduğunu, 11.12.2017 tarihinde aynı haciz ihbarnamesinin müvekkili şirkete posta yoluyla gönderildiğini, müvekkili şirketin 15.12.2017 tarihinde gönderilen bu haciz ihbarnamesine ilişkin süresinde itiraz ettiğini, 18.12.2017 tarihinde davalı İdare tarafından itiraz belgelendirilmediği için kabul edilemeyeceğinin bildirildiğini, 25.12.2017 tarihinde ödeme emrine itirazlarının ve dayanağı olan belgelerin sunulduğunu, 11.01.2018 tarihinde davalı İdare tarafından haciz bildirisinin tebliğ tarihinin 11.12.2017 olması gerektiği halde tebliğ tarihini 14.11.2017 olarak kabul edip acilen bedelin ödenmesi gerektiğini aksi halde haciz işlemlerine başlanacağını belirten yazının gönderildiğini, Antalya 1.Vergi Mahkemesinin 2018/164 esas sayılı dosyası ile dava açılması üzerine, davanın süre aşımından reddine karar verildiğini, dolayısıyla müvekkilinin dava dışı vergi borçlusuna herhangi bir borcunun bulunmadığını, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle 9.345.807,31 TL bedelli çeklerin keşide edildiğini, vadesi gelmiş olan yaklaşık 1.800.000,00 TL'sinin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, bu ödemelerin banka kayıtları ve ticari defterlerden anlaşılacağını, kalan çek bedellerinin de vadesi gelince ödenecek olmakla birlikte, vadesi gelmemiş çeklerden dolayı müvekkili şirket aleyhine haciz işlemlerine başvurulmasının mümkün olmadığını belirterek, müvekkili şirketin ödeme emirlerinden kaynaklı bir borcunun olmadığının tespitine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı şirketin vergi borçlarından dolayı ticari ilişkide bulunduğu davacı şirketin yedinde bulunan hak ve alacağına 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca haciz bildirisi gönderildiğini, akabinde haciz tatbik edildiğini ve bu durumun davacı şirkete 13.11.2017 tarihli ve 185567 sayılı yazı ile bildirildiğini, davacı şirket borcu olmadığını belirtmiş ise de davacı tarafın 17.10.2017 tarihli tediye makbuzunda ödeme yapılan şirket olarak dava dışı vergi borçlusu şirketin belirtildiğini, çeklerin tarihlerinin 30.05.20 18... .08.2019 arasında olduğunu, davacının dava dışı şirkete toplamda 9.345.807,81 TL'lik borcu olduğunu, davacının ileri tarihli çekleri niçin verdiğine dair hiçbir açıklamasının bulunmadığını, dosyaya bir bilgi ve belge sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı vergi borçlusu şirkete olan borçlarını çeklerle ödediğini belirtmesi nedeniyle ispat külfetinin davacıda olduğu, sadece çek verilmesi suretiyle borcun ödendiğinin kabul edilemeyeceği, 17.10.2012 tarihli tediye makbuzunda yazılı çeklerin; bankaya ibraz edilip edilmediği, tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmiş ise kim tarafından tahsil edildiği, çeklerin ciro edilip edilmediği hususlarının sorulması üzerine, ilgili banka tarafından çeklerin ibraz edilmediği, çek bedellerinin ödenmediği cevabının verildiği, davacının dava dışı borçlu şirkete borçlarını ödediğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, menfi tespit isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen tarihli kararıyla; davacının ödemeye dair delili olan çekler ile dava dışı vergi dairesine borçlu olan şirkete borçlarını ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkili şirketin vergi borcu bulunan şirkete karşı vadesi gelmiş ya da geçmiş bir borcunun bulunmadığını, çekin hukuki mahiyeti itibariyle ödeme aracı olduğunu, müvekkili şirketin çek ile yaptığı ödemelerin hukuka uygun olduğunu, ödemeye ilişkin ispat edici belge olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6183 sayılı Kanunun 79/4 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, ileri sürülen temyiz sebeplerine ve özellikle davacının dava dışı vergi borçlusu şirkete olan borçlarını ödediğini ispatlayamadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.