MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1672 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... ... 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2025/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 22.08.2021 tarihinde araç kullanırken denge kaybı, kısmi görme kaybı ve göz kararması yaşaması üzerine davalıya ait hastanenin acil bölümüne başvurduğunu, davalı doktor tarafından muayene edildiğini, doktorun ... çekmeden veya nörolojiye yönlendirmeden müvekkilinin bir şeyinin olmadığını, tansiyondan kaynaklanmış olabileceğini, tansiyonunu takip etmesi gerektiğini söyleyerek müvekkilini gönderdiğini, ancak müvekkilinin doktorun tavsiyelerini dinlemesine rağmen rahatsızlıklarının devam ettiğini, gözle alakalı problem yaşaması nedeniyle ... Hastanesine başvurduğunu, burada gözden kaynaklı bir durum olmadığını, sorunun beyinle ilgili olabileceği belirtilerek müvekkilinin tekrar davalının hastanesine sevkedildiğini, sevk yazısında acil nöroloji bölümüne gitmesi ve yatırılması gerektiği, beyinde kanama veya pıhtı atması oluşmuş olabileceğinin belirtildiğini, bundan sonra MR çekildiğini, acil doktorunun acilen yatırılması gerektiğini bildirmesine rağmen hastane yetkilisinin yerinin olmadığını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin kendilerini bakanlığa şikayet edeceğini, yolda başına bir şey gelirse sorumlu olacaklarına dair kağıt vermelerini söylemesi üzerine kendisini yatırdıklarını, yatıştan sonra kardiyolojide holter takılarak kalbinin takip edildiğini ama cihazın arızalı çıktığını, bir gün dışında ölçüm yapılamadığını, müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, 3 gün yattıktan sonra taburcu edildiğini, bundan 1 hafta sonra ise beyinciğinde tekrar pıhtı attığını, sağlığında hiçbir gelişme iyileşme olmadığını, 05.09.2021 tarihinde ... hastanesine müracaat ettiğini, burada 5 gün yattığını, davalıların özen yükümlülüğünün ihlali nedeniyle beyninde iki defa pıhtı attığını ve sağlığını kaybettiğini, ömrü boyunca ilaç kullanacağını, hayati tehlike yaşadığını, araç kullanamaz hale geldiğini, arabuluculukta anlaşılamadığını, ileri sürerek şimdilik ... Hastanesine ödenen 5.345,35 TL ...Hastanesine ödenen 9.800,13 TL, ... Hastanesine ödenen 3.750,00 TL olmak üzere 18.896,00 TL hastane masrafının, 30.000, 00... aylık şoför ve yardımcı masrafının, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; davacının ilk geldiğinde iç hastalıkları uzmanınca değerlendirildiğini, boyun ağrısı ve görmede bulanıklığının olduğunu ve muayene sırasında şirkayetlerinin gerilediğini söylediğini, inme riski teşkil eden hastalığının bulunmadığını, kan basıncı, ateş gibi vital bilgilerinin normal olduğunu beyin tomografisi çekildiğini ve radyoloji raporunda pataloji gözlemlenmediğini, 2 saatte nörolojik yakınmasının olmadığını bu nedenle nörolojik patolojileri düşündürecek bir bulguya arastlanmadığını, kendisini iyi hissettiğini söylemesi üzerine tansiyon takibi yapması ve gece nöbetçi nöroloji doktoru olmadığından ertesi gün nörolojiye başvurması gerektiğinin açıkça söylenerek taburcu edildiğini, davacının nöroloji muayenesine gitmediğini daha sonra tekrar başvurduğunda acil hekimince değerlendirilerek sağa bakışta kısıtlılık tespit edildiğini ve inme, beyin kanaması ön tanısı ile tetkikler yapıldığını MR sonucuna göre hipdoens enfart izlendiğini, nöroloji uzmanı tarafından yatışının yapıldığını 3 gün sonra stabil halde taburcu edildiğini, kontrol önerildiğini, hastanın sonrasında tekrar bir başvurusunun olmadığını, teşhis ve tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 22.08.2021 tarihinde görmede bulanıklık ve boyun ağrısı şikayetiyle davalı şirkete ait ... Hastanesine başvurunun yapıldığı, burada yapılan işlemler sonrasında davacının taburcu edildiği, ancak davacı yanın iddialarına göre davacının inme geçirmiş olmasına rağmen yeterli tetkik işlemleri yapılmadan taburcu edilmesi sebebiyle işbu davanın ikame edildiği görülmüştür. Mahkememizce toplanan hastane dosyaları ve davacıya ilişkin belgeler hep beraber Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, buradan alınan rapor sonrasında ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına gönderilmiş ve raporlar temin edilmiştir. İncelenen her iki raporun da birbiriyle örtüştüğü, davacının hastaneye başvuru sonrasında davalı hekim tarafından yapılan nörolojik muayenesinin ve beyin BT bulgularının normal olması üzerine nöroloji poliklinik önerisi ile taburcu edilmesinin tıbben uygun olduğu, davalı hekimin iç hastalıkları uzmanı olarak ilk başvuru sonrasında yapmış olduğu tetkik ve tedavilerin doğru olduğu, davacının ilk başvurudan 3 gün sonra 25.08.2021 tarihinde sağ bakışta kısıtlılık şikayetiyle başlayan süreçte nöroloji kliniğine yatırıldığı, burada tedavisinin yapıldığı, kişide tespit edilen faktör ... mutasyonu isimli genetik rahatsızlığın kişide koagülasyon eğilimi oluşturduğu ve bunun serabral enfarkt gibi tabloları kolaylaştırabileceğinin tıbben bilindiği, bu bakımdan davalı idarenin ve davalı hekimin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu ve sağlık hizmetini yürüten idarenin uygulama hatasının da bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan deliller ve alınan ATK ve ... Üniversitesinde akademik kariyere sahip bilirkişi heyetinden alınan raporlarda; gerekli tetkiklerin yapıldığı, tıbbi uygulama hatası bulunmadığı, doktorların uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davalı hastane ve davalı hekime atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı ve kişide şikayet konusu olaya bağlı maluliyet oluşturacak bir arazın bulunmadığı yönündeki tespitler ile dosyada alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalı doktorun uyguladığı tanı ve tedavinin tıbbi kurallara uygun olduğu, meydana gelen sonuçta bir kusurunun bulunmadığı ve davacıda bir maluliyet bulunmadığı anlaşıldığından verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait hastaneye ilk başvurduğunda diğer davalı doktorun hastalığın teşhisi için gerekli olan beyin MR'ını çektirmeden veya ilgili alan olan nörolojiye yönlendirmeden müvekkilini taburcu ettiğini, bilirkişinin doktorun nörolojiye yönlendirdiği yönündeki ifadesinin davalının savunmasına dayandığını, başka bir delil bulunmadığını, davalının müvekkilini nörolojiye yönlendirmediğinin tanık beyanlarından anlaşıldığını, zaten müvekkilinin de gözünde bir sorun olduğu düşüncesiyle göz hastanesine gitmesinden sonra burada çekilen mr üzerine yine davalı hastaneye sevk edildiği ve bu ikinci gidişinde nörolojinin değerlendirdiği göz önüne alındığında davalı doktorun nörolojiye yönlendirmediğinin anlaşılabileceğini, zamanında yapılmayan teşhis ve tedavi nedeniyle rahatsızlığının ilerlediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekilin özen borcuna aykırılığından kaynaklandığı iddia edilen maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Temyiz edilen karardaki gerekçeye, davalıların özen yükümlülüğüne aykırı davranışının olmadığının ve davacıda olay sonrası sekel gelişmediğinin bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.