MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/2119 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/... E., 2024/294 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; davalı şirketin kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla düzenlediği tutanakları tebliğ etmeden, 1.589.738,29 TL ve 342.174,84 TL tutarlı iki adet kaçak kullanım faturasını müvekkiline tebliğ ettiğini, müvekkiline kaçak faturalarındaki bedellerin neye göre belirlendiğine ilişkin bir yazılı belge verilmediğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kabul anlamına gelememek kaydıyla faturaların fahiş olduğunu ileri sürerek; mezkur faturalardan dolayı müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin icra takibi yapması halinde müvekkilinin uğrayacağı zararların karşılığı olarak kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirketin çalışanları tarafından 05.05.2022 tarihinde yapılan kontrolde şebeke giriş hattından alınan sigorta vasıtasıyla harici hat çekilerek sayaçtan geçirilmeden enerji tüketildiğinin tespit edilmesi üzerine davacı adına H/... 8 seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlediğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (Yönetmelik) maddeleri uyarınca, tesisatın kurulu güç bilgilerine göre 290152 kWh karşığılı 1.589.738,29 TL kaçak kullanım faturası ve 298212 kWh karşılığı 342.174,84 TL kaçak kullanım ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, düzenlenen tutanağın ve hesaplanan kaçak kullanım bedelinin mevzuata uygun olduğunu, kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 1.269.718,17 TL'nin tahsili amacıyla girişilen icra takibinin davacının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, müvekkili şirket çalışanları tarafından 05.05.2022 tarihinde yapılan kontrolde şebeke giriş hattından alınan sigorta vasıtasıyla harici hat çekilerek sayaçtan geçirilmeden enerji tüketildiğinin tespit ederek davacı adına kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlediğini, Yönetmelik maddeleri uyarınca, tesisatın kurulu güç bilgilerine göre 290152 kWh karşığılı 1.589.738,29 TL ve 298212 kWh karşılığı 342.174,84 TL kaçak kullanım ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, davacı her ne kadar faturaların tebliğ edilmediğini iddia etsede, itirazda bulunduğundan faturalardan haberdar bulunduğunu, davacının ayrıca dosyaya ibraz ettikleri video görüntüleri ve fotoğraflardan da davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili; kaçak kullanım iddiasının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, tutanak ve diğer evrakların davacı şirketin tek taraflı ve haksız şekilde düzenlediğini, taraflar arasında menfi tespit davası derdestken işbu davanın açılmasında davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, kabul anlamına gelememek kaydıyla faturaların fahiş olduğunu ileri sürerek, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaçak tespit tutanağı, video ve fotoğraflar ile davacının sayaçtan geçirmeden, harici hat çekmek ve bu hattı da kontrollü kullanmak sureti ile kaçak enerji tükettiğinin sabit olduğu, alınan bilirkişi raporuyla Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan hesaplamada, davacının kaçak elektrik bedelinin takip tarihi itibariyle, asıl alacak 585.401,66 TL, gecikme faizi 26.270,90 TL, gecikme faizinin KDV'si 4.728,76 TL olmak üzere, toplam 616.401,32 TL olduğu, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu faturalardan dolayı davacının 1.315.511,81 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 585.401,66 TL asıl alacak, 6.729,48 TL takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizi, 1.211,30 TL gecikme faizi KDV'si olmak üzere toplam 593.342,44 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istem ile icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kök ve ek raporunun Yönetmeliğin ilgili maddelerine uygun olarak hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu, ek raporda taraf vekillerinin itirazlarının gerekçelendirilerek karşılandığı, ek raporun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı/birleşen davada davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödenen faturaların mahsup edilmediğini, hesaplamanın tüm kurulu güç üzerinden yapıldığını, ancak mevcut sigorta ve kabloların tüm gücü taşımasının olanaksız olduğunu, rapordaki düşüş dönemine dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, pandemi döneminde genel bir düşüş yaşandığını, müvekkilinin harici hat çekmediğini, jeneratörü kuran ustanın transfer hattına kurmuş olması nedeniyle kaçak kullanım olduğunun iddia edildiğini, 31.07.2019 tarihinde başka bir kaçak kullanımının olduğu iddiasına dair dosyada bir delil olmadığını, tek taraflı tutulan tutanak ile mükerrer kaçak kullanımın ispat edilemeyeceğini, mükerrer kaçak nedeniyle iki katı üzerinden hesap yapılabilmesi için kesin delil ile ispat gerektiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, kabul anlamına gelememek kaydıyla faturaların fahiş olduğunu, kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı/birleşen davada davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda çalışma saati olarak olarak 8 saatin esas alınmasının hatalı olduğunu, tüketim dönemlerine bakıldığında en az 2 vardiya döneminde faaliyet olduğunun görüldüğünü, bu nedenle günlük 14 saat çalışma süresi üzerinden hesap yapılması gerektiğini, Yönetmeliğin 45. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca, 12 ayı tamamlayacak şekilde bakiye kalan 185 gün üzerinden ek tüketim hesabı yapılması gerekirken, 31.10.2021 - 05.05.2022 tarihleri arasındaki 186 günden, 180 günün mahsubu ile kalan 6 günlük süre esas alınarak hesap yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olduğunu, icra inkar tazminatı taleplerinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle asıl davada menfi tespit, birleşen davada ise başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına ve yapılan hesaplamanın Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunun anlaşımasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.