MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1188 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/... E., 2025/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı tarafından davacı aleyhine 541.569,86 TL takip çıkışı (525.000,00 TL asıl alacak ve 16.589,86 TL işlemiş faiz alacağı) üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafından, takip talebinde borcun sebebi "... Noterliği'nin ... yevmiye Numaralı ... plakalı aracın satış işleminden doğan 525.000,00 TL satış bedelinin tarafımıza ödenmesi talebi" olarak belirtildiğini, davalı tarafından ... 12. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 17.07.2024 tarihli araç alım satım sözleşmesinin örneğinin takip dayanağı belge olarak eklendiğini, bu durumda takip konusunun davacının şahsi kullanımı için davalıdan 17.07.2024 tarihinde satın aldığı ... plakalı hususi otomobilin satış işleminden doğan satış bedelinin ödenmediği iddiası olduğunun anlaşıldığını, noter huzurunda düzenlenen alım satım sözleşmelerinde yer alan kayıtlar aksi ispatlanana kadar kesin delil olarak kabul edildiklerini, noter senedinde yer alan kayıtların aksini öne süren taraf, bu iddiasını aynı kuvvette bir yazılı delil (başka bir resmi senet) ile ispat etmek zorunda olduğunu, somut olayda takibin haksızlığı davalının takipte bulunmakta kötü niyetli olduğu sabit olduğundan davacı lehine haksız takip tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ... İcra Dairesinin E: 2024/... sayılı icra takibinin iptalini, kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının, müvekkilin aracının davacıya 525.000,00 TL'ye satımı konusunda anlaşmış olduğunu, akabinde ... 12. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 17.07.2024 tarihli araç alım satım sözleşmesi ile müvekkilinin aracını devrettiğini ancak davacı tarafından araç satım bedeli müvekkile ödenmemiş olduğunu, satış bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin, davacının itarazı üzerine durdurulduğunu, davacı yan bedelin ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir evrakın sunulmadığını, dava açan kişinin menfi tespit davalarında dava açmakta hukuki bir yararı bulunması ve hukuki yararın varlığı davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, bu kapsamda ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafça henüz itirazın iptali davası açılmamış ise de; itiraz üzerine takibin durması işleminin takip hukuku ile ilgili bir sonuç olduğu, kesin hüküm doğurmadığı, bu sebeple de borçlunun maddi hukuk anlamında borcun bir an önce ve kesin olarak ortadan kaldırılmasını isteme hakkı bulunduğu anlaşıldığından davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, takip alacaklısının takip talebinde dayandığı ... 12. Noterliğinin 17.07.2024 tarihli ve ... yevmiye Numaralı araç satış sözleşmesinin incelenmesinde, satıcı olarak yer alan ... vekili ...'nun "Satıcı, yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini aldığını ve aracı teslim ettiğini," ibaresi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 204. maddesi kapsamında kesin delil olan Noter senedinde 525.000,00 TL'nin davalının temsilcisi olan ...'na ödenmiş olduğunun sabit olduğu, aksinin ispatına ilişkin dosyada delil bulunmadığı, davalı tarafça cevap dilekçesi süresinden sonra sunulmuş olduğundan yemin deliline başvurulmasının da mümkün olmadığı, davalının noter senedinde bedelin alındığının belirtilmiş olmasına karşın daha sonrasında yapmış olduğu icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si olan 105.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; itiraz sonucu takibin durmasına rağmen menfi tespit davası açmakta borçlunun korunmaya değer güncel hukuksal yararı bulunmakta olduğu davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız olması yeterli olmayıp, takibin kötüniyetli olarak yapılmasının da gerektiği, kötüniyeti ispat külfeti davacı tarafta olup, dosya kapsamına göre takibi başlatmakta davalının kötüniyetli olduğu hususu ispat edilemediği halde, Mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden menfi tespit talebine yönelik davanın kabulü ile; davacının icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; tespit davasını açmak zorunda bırakan davalının kötü niyet tazminatına mâhkum edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; borca itiraz edildiğini ve 17.09.2024 tarihli tensip zaptı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, duran takibe karşı taraflarınca itirazın kaldırılması davası açılmadığını, davacı yan bedelin ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir evrakın da sunmadığını, yani davacı tarafı menfi tespit davası açmaya zorlayacak bir tehlike ve belirsizliğin bulunmadığını, bu kapsamda davacı tarafın davayı açmasında hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceğini, ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, noterde düzenlenen araç satış sözleşmelerinin geçerli olup aksinin yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmesine, araç satış sözleşmesinin tarafları bağlamasına, sözleşmedeki satış bedelinin ödendiğine ilişkin hükmün aksinin ve davalının kötüniyetli olduğunun taraflarca ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.