MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/... E., 2025/1942 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/... E., 2022/1220 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 08.01.2018 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davalı kiracının kiralananı tahliye etmesinden sonra yaptırılan tespitte, kiralananın sözleşme tarihinde aldığı haliyle teslim edilmediğinin tespite edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamada talebini 194.780,00 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazdaki tüm tadilat ve dekorasyon işlerinin davacının bilgisi dahilinde ve kira sözleşmesindeki kullanım amacına uygun yapıldığını, yapılan tadilatların taşınmaza değer kattığını, sözleşmenin haklı sebeplerle 5 yıllık süre dolmadan feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı kiracının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı, kiralananda oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 194.780,00 TL taşınmazda oluşan zarar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) kiralanın gözden geçirilmesi ve kiracıya bildirme başlıklı 335. maddesinde; "Kiraya veren, geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa, kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak, teslim alma sırasında olağan incelemeyle belirlenemeyecek olan eksikliklerin ve ayıpların varlığı hâlinde, kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, bu tür eksiklikleri ve ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır." şeklinde düzenleme bulunduğu, davalı-kiracının, davacı kiraya verene göndermiş olduğu 28.02.2019 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, davacı tarafından 12.03.2019 tarihinde tespit yapılmasının talep edildiği, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/20 D. İş sayılı tespit dosyası ile 21.03.2019 tarihinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, dosyaya sunulan 14.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazda yapılan tadilatların eski hale getirme bedellerinin hesaplandığı, bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından 10.08.2020 tarihinde işbu davanın açıldığı, tahliye tarihinden 1 yıl 5 ay sonra davanın açıldığı dikkate alındığında davacının 6098 sayılı Kanunun 335. maddesi ile öngörülen kiralananı gözden geçirme ve ayıpları kiracıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı kiracının hor kullanma tazminatı sorumluluğundan kurtulduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin anahtarı teslim alır almaz 12.03.2019 tarihinde delil tespiti yaptırdığını, müvekkilin tebligat yapılmasını talep etmek veya takip etmek gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, yine alacak talepli arabuluculuğa 06.03.2020 tarihinde başvurulduğunu, ayrıca pandemi nedeniyle acele işlerin haricinde aktif bir süreç işlemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hor kullanma tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davacı kiraya verenin 6098 sayılı Kanunun 335. maddesi uyarınca yazılı bildirim yükümlülüğünü makul bir sürede yerine getirmediğinin anlaşılmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.