MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/713 E., 2025/789 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvacık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/113 E., 2025/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili müvekkilinin 2022 yılı yaz tatilindeyken, sohbet ettiği davalının babasının kanser hastası olduğunu, tedavisi için paraya ihtiyaçlarının bulunduğunu, ... Bankasından kredi çektiğini, bu borcu acil ödemesi gerektiğini söylemesi nedeniyle, müvekkilinin 09.08.2022 tarihinde kendi banka hesabından 20.000 İsviçre Frangı çekerek borç olarak verdiğini, davalının parayı Türk Lirasına çevirerek kredi borcunu bankaya ödediğini, müvekkilinin ayrıldıktan bir süre sonra davalı ile yaptığı telefon, Whatsapp, İnstagram, görüşmelerinde, davalının borcunu kabul ederken sonrasında inkar ettiğini, müvekkilinin ilk kez 09.09.2022 tarihinde ödünç verdiği parayı istediğini ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 392. maddesi gereği bu tarihten altı hafta sonra süresi içinde icra takibi yapıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının takipteki itirazının iptaline, likit alacak nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin babasının hastalığı için davacıdan herhangi bir borç talebinde bulunmadığını, davacının verdiği paranın açıkça bir bağış niteliği taşıdığını, taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı dönemde para alışverişinin gündeme gelmediğini, davacının evli olduğunu açıklaması üzerine müvekkilinin ilişkiyi sonlandırdığını, bundan sonra davacının bağışladığı parayı borç verdiği iddiasıyla geri istediğini, davacının müvekkiliyle ilişkisi devam ederken evli olduğunu gizlediğini ve bağışını borç gibi göstermeye çalıştığını, taraflar arasında bir gönül ilişkisinin varlığı nedeni ile söz konusu para transferinin bağış amacıyla yapıldığını savunarak davanın reddine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, kendisine gönderilen paranın bağış olduğunu ileri sürmesinin vasıflı ikrar (gerekçeli inkar) niteliğinde olduğu, vasıflı ikrarın (gerekçeli inkar) bölünemez olması nedeniyle ispat yükünün davacıda olduğu, bilirkişilerce incelenmesi amacıyla ilgili telefonun teslim edilmesi için davacı tarafa süre verildiği, ancak verilen süreye rağmen davacının cihazını teslim etmediği, diğer yönden, davacı tarafa varsa tanıklarını bildirmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süreye rağmen tanık listesinin sunulmadığı, dinlenen davalı tanıklarının ise görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davacının yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği, netice olarak ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükünün davacıda olduğu, davacının yazılı delil sunulmadığı ancak Whatsapp yazışmalarının delil başlangıcı olduğu, yazışmaların davalı tarafından inkar edilmediği, yazışmaların bir bütün olarak incelenmesinde davalının parayı aldığını kabul ettiği, geri ödeme takvimine ilişkin "borcum borç" şeklinde ifadelerinin olduğu, tanık ...'in "Tarafların arasında borç olarak para verildiğini biliyorum." dediği, her ne kadar dava değeri tanıkla ispat yasağının üzerinde olsa da, tanık beyanının verilen paranın niteliği hususunda ispat araçlarından biri olduğu, netice itibariyle davacının iddiasını içeriğinin davalıca inkar edilmeyen mesaj kayıtları ve davalı tanığının beyanları ile ispatladığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, davalının icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, hüküm altına alınan 371.800,00 TL alacağın %20'si oranında 74.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin TBK'nın 392. maddesi yönünden inceleme yapmadığını, ''Ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' ibaresinden; alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerektiğinin, alacağın bu süre sonunda muaccel olacağının, muaccel olmayan bir alacak için dava ve takip başlatılmasının mümkün olmadığının anlaşılması gerektiğini, hükme esas alınan tanık ...'in "Tarafların arasında borç olarak para verildiğini biliyorum." şeklindeki ifadesinin yazım hatası olduğunu, beyanı bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin dosyayı eksik incelediğini, öte yandan Whatsapp yazışmalarını kabul etmediklerini cevap dilekçelerinde de ileri sürdüklerini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan karardaki gerekçeye, davalının cevap dilekçesinde davacının sunduğu Whatsapp yazışmalarında geçen ifadelere dayanarak davacıyla arasındaki gönül ilişkisine ve davacının bağış olarak kendisine para verdiğine ilişkin savunmalarını ileri sürmesi nedeniyle göre yazışma içeriğini kabul etmiş sayılmasına, telefonun veya HTS kayıtlarının istenilmesinin gerekmemesine, davalının Whatsapp mesajarında 20.000 franka ilişkin borcunu kabul ettiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.