MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/... E., 2025/2063 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... ... 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2020/... E., 2022/1030 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan 23.07.2014 tarihli " Düzenleme Şeklinde Mal Satış Vaadi ve İnşaat Yapım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ile davalıdan satın alınan konutun teslim tarihi 30.11.2016 olup belirtilen tarihte teslim gerçekleşmediğinden 20.08.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünü, satın alım sırasında 31.775,00 TL'nin peşin ödendiğini, dava dışı bankadan ise faizi ile birlikte kullanılan 161.891,70 TL konut kredisinin fesih tarihi itibariyle 53.872,00 TL'si ödendiğinden davalının bu bedelden sorumluluğu bulunduğunu, bundan ayrı bakiye 108.019,70 TL'lik kısım yönünden müvekkilinin borçlu sıfatı devam ettiğinden menfi zarar kapsamında bu bedelin de ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; sözleşmeden dönme tarihine kadar ödenen 85.647,00 TL, noter masrafı 3.348,36 TL ve ödemesi durdurulan ancak müvekkilinin borçlu sıfatının devam ettiği 108.019,70 TL'nin 30.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava dışı bankaya yapılan ödemelerin müvekkili şirketten talep edilemeyeceğini, dava dışı bankaya yapılan ödemeler ise durdurulduğundan bir zarardan bahsedilemeyeceğini, sözleşmenin (2.2) maddesi uyarınca noter masraflarının talep edilemeyeceğini, temerrüte düşmüş olmak dava şartı olup temerrüt oluşmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı sözleşme konusu edimlerini yerine getirdiğinden davalı şirkete yapılan ödemeleri isteyebileceği, ihtar talep yönünden net olmadığından temerrüt açısından usulüne uygun bir ihtarname olmadığının değerlendirildiği, bu nedenle ihtarname masrafları, ayrıca dava dışı ... bankasından çekilen bakiye kredi miktarının menfi zarar kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 127.040,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihtarnamede istenen zarar miktarı açıkça belirtilmediğinden temerrüt tarihinin ilk derece mahkemesince dava tarihi olarak belirlenmesinin, davaya konu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi kapsamındaki ödemelerin bir kısmının banka kredisi kullanılmak suretiyle yapılması, davalının dayattığı değil, davacının seçtiği bir ödeme yöntemi olduğundan davacı, bir kısım ödemeleri için kullandığı banka kredisine ilişkin faiz tutarını davalıdan isteyemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun oyçokluğuyla esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kullanılan kredinin hangi bankadan kullanılacağının sözleşmede belirlendiğini, karşı oyda yazılan gerekçelerin bozma nedeni olduğunu, inşaatın bitirilme tarihi belirli olduğundan ihtara gerek de olmadığını, borçlunun temerrütü bakımından 6502 sayılı Kanunun 45. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kapsamında satın alınan bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmeden dönülmesi, yapılan ödemelerin iadesi ve tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürümeyeceği ilkesi ve temyiz dilekçesinin kapsamına göre yapılan incelemede; temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, davacının sözleşmeden dönmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, kullanılan kredi faizinin menfi zarar kapsamında olmadığı, faiz başlangıç tarihine ilişkin değerlendirmenin yerinde bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacı tüketici harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.