MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/... E., 2025/1345 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/... E., 2025/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerin murisi ...'ın 12.06.2019 tarihinde bahçesinde ot biçtiği sırada elektrik akımına kapılarak vefat ettiğini, ceza soruşturmasında yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; ölüme sebebiyet veren enerjili kablonun bağlı bulunduğu elektrik sayacının, olay mahalline 100-150 m uzaklıkta bulunan dava dışı ... isimli şahsa ait evde bulunduğunun ve aboneliğin de bu şahsa ait olduğunun tespit edildiğini, olayın meydana gelmesindeki enerji hattının 15 sene önce ...'a tarımsal sulama amaçlı müracaat edilerek tesis edildiğini, ancak 2006 yılından bu yana kullanılmadığını, enerji sağlayan sayacın otomatik sigortasının yıllardır kapalı tutulduğunu, olaydan önce davalı şirket tarafından enerjilendirilerek olayın meydana gelmesine neden olunduğunu, sayacın okumasının olaydan bir gün önce yapıldığını, murisin daha öncelerde bahçede ot biçtiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her bir davacı için ayrı ayrı 250,00'şer TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de dava değerini yükseltmiştir.
2.Birleşen davada davacılar vekili; aynı olay nedeniyle uğradıkları manevi zarara ilişkin olarak davacılardan ... için 60.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; ölüme sebebiyet veren enerjili kablonun bağlı bulunduğu elektrik sayacının dava dışı ... isimli kişiye ait olduğunu, çarpılma vakasının olduğu tarımsal sulama sayacının en son okumasının 08.05.2019 tarihinde yapıldığını, 11.06.2019 tarihinde okunan sayacın, tarımsal sulama sayacı olmayıp hemen yanındaki mesken sayacı olduğunu, iç hat yönetmeliği gereğince dağıtım şirketinin sorumluluğunun ölçü devresine kadar olup, ölçü devresinden sonrasının abonenin sorumluluğunda olduğunu, söz konusu hattın 2006 yılından önce bölgede bulunan evlerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla su pompasına vatandaşlar tarafından tesis edildiğini, direkler üzerinde barkod bulunmadığını, ağaç direklere tahta parçaları ile basamaklar yapılmak suretiyle vatandaşlar tarafından müdahalelerde bulunulduğunu, 2006 yılında şebeke suyu gelmesi neticesinde söz konusu hattın pasif hale getirildiğini, sonraki dönemlerde de ev sahibi tarafından sürekli bir kullanım olmadığını, tarımsal sulama sayacının bulunduğu ev sahibinin ikametinde sürekli bulunmadığını, sayaç panosundaki sigortanın inik vaziyette bulunduğunu, hattın devamının fındıklık içerisinde sarkık ve yerden gittiğini, telin olay günü kopmadığını, fıraktıya temas halinde olduğunu, ihbarda bulunmayıp tehlikeyi göz ardı ederek bahçe çalışmasına devam eden murisin asli kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların murisinin olaydan 4-5 gün önce bahçesinden geçen davalı ... şirketinin bakım ve sorumluluğunda olan .... enerji nakil hattının bulunduğu ağaç direkteki faz iletkenini keserek yere indirdiği, davalı şirket görevlilerinin hattın bağlı bulunduğu abonelikte sayacı okumak için kapalı olan elektriği açtıkları ancak okuma işleminden sonra kapatmadıkları, kaçak akım rölesi olmadığından kesilen tellerden kaynaklı olayın meydana geldiği, davalı ... şirketinin meydana gelen olayda ahşap olan elektrik direğine erişimi, müdahaleyi engelleyecek önlemleri almayarak meydana gelen zarardan kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğu, kusursuz sorumlu davalı ... her türlü özeni gösterse de zararın meydana gelmesini önleyemeyeceğinden illiyet bağı kurulup sorumluluğunun gerçekleştiği, murisin kusurunun, davalı ... ile eylem arasındaki nedensellik bağını kesecek nitelikte olmadığı, davalı ... şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, 23.10.2024 tarihli ek rapor ile davaya konu olayın meydana gelmesinde davacıların murisinin %75, davalı şirketin %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, 03.01.2023 tarihli hesap bilirkişisi raporunda kız çocuklarının dosya içerisinde bulunan eğitim ve başarı belgeleri, günümüzde ... okuma oranı ve imkanının yüksekliği dikkate alınarak yüksek öğrenim yapacakları değerlendirildiği gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, davacılardan ... için toplam 456.129,96 TL maddi tazminatın, 356.029,69 TL'sinin olay, 100.100,27 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, ... için 34.675,27 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, ... için toplam 53.703,88 TL maddi tazminatın 43.182,07 TL'sinin olay, 10.521,81 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren, ... için toplam 60.304,30 TL maddi tazminatın 48.286,15 TL sinin olay, 12.018,15 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... için 49.000,00 TL, ..., ... ve ... için ayrı ayrı 24.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; olayda murislerinin kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin tam kusurlu olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili; murisin ağır kusurunun bulunduğunu, kendisine ait olmayan tarımsal sulama aboneliğine ait havai hattı keserek yere indirdiğini ve çıplak kabloların metal dikenli çitlere temas etmesine neden olduğunu, olayda hem murisin hem de dava dışı kişinin ağır kusuru bulunduğundan müvekkili şirket ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, %25 kusurlu kabul edildiği raporun maddi gerçeği yansıtmadığını, raporun eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporunun hatalı kusur oranları üzerinden hatalı değerlendirmeler ile hazırlandığını, davacı eşin evlenip evlenmediğinin, çocukların lisans eğitimi alıp almadıklarının araştırılmadığını, varsayımsal olarak raporun hazırlandığını, tazminat bedellerinin fahiş olduğunu, yeniden kusur ve tazminat bedelinin belirlenmesine ilişkin rapor alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, elektrik çarpması nedeniyle meydana gelen ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hükme esas alınan ve tarafların olaya ilişkin sorumluluklarının belirlenmesine yönelik bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin denetime elverişli ve yürürlükteki mevzuata uygun olmasına, davalının kusursuz sorumluluk ilkesi gereği illiyet bağının kesildiğini ispat edememesine, hükmedilen maddi tazminat miktarının bilirkişi tarafından mevzuata ve içtihatlara uygun olarak belirlenmesine, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.