MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/.... E., 2025/1599 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/... E., 2022/518 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/421 E. 2014/... K. sayılı dosyasında müvekkilinin davalı ...'in avukatlığını yaptığını, ilgili Mahkeme kararının 15.06.2016 tarihinde kesinleştiğini, 25.10.2016 tarihinde taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, davalının vekalet ücretini ödemesi gerekirken taşınmazı taraflar arasında anlaşarak diğer davalı ...'ya 04.11.2016 tarihli muvaazalı işlem ile devrettiğini, davalılar arasında yer alan anlaşmaya göre avukatlık vekalet ücretini ödemeyi davalı ...'nın kabul ettiğini, her iki davalının da daya konu vekalet ücreti alacağından sorumlu olduğunu belirterek, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini istemiş; 31.05.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 689.062,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; davacının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada avukatı olduğunu, diğer davalı ... ile aralarında yapılmış olan "Devir ve Temlik Anlaşmasıdır" şeklindeki anlaşma uygulanmadığını, diğer davalı ile arasında daha sonra yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, davacı ile aralarında yapılan sözlü anlaşma uyarınca 10.000,00 TL vekalet ücreti belirlendiğini 6.000,00 TL' sini ödediğini, geriye 4.000,00 TL'sinin kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davacının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde diğer davalının avukatı olduğunu, diğer davalı ... ile aralarında yapılmış olan "Devir ve Temlik Anlaşmasıdır" şeklindeki anlaşmanın uygulanmadığını, sonrasında diğer davalı ile müvekkili arasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, müvekkilinin davacı avukat ile davalı ... arasındaki anlaşmayı bilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli kararıyla; davacı ile davalı ... arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığı, kararın kesinleştiği tarihte davacı ile davalı ... arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiği, Avukatlık Kanunu 164. maddesine göre davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktarın avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerektiği, davaya konu taşınmazın kesinleşme tarihi olan 15.06.2016 tarihindeki değerinin 4.593.750,00TL olduğu, davacı tarafından takip edilen dosyanın tamamlanması, davacı tarafından dosyaya gösterilen emek ve mesaisi göz önünde bulundurularak Avukatlık Kanunu 164. maddesi gereğince %15 oranında toplam 689.062,50 TL vekalet ücreti talep edebileceği, diğer davalı ... yönünde talep edilen vekalet ücreti yönünden ise davacı adına vekalet verilmediği, davacı tarafından davalı ...'ya verilmiş bir avukatlık hizmeti bulunmadığı ve aralarında vekalet ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 689.062,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan değerlendirmede İlk Derece Mahkemesince davacı tarafından dosyaya gösterilen emek ve mesaisi göz önünde bulundurularak Avukatlık Kanunu 164. maddesi gereğince müddeabihin %15 oranında olacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan değerlendirmede, davanın ... yönünden reddine karar verildiği, davanın reddi nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 689.062,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsiline, davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Dairece verilen 05.05.2025 tarihli ilamla; davacının vekalet ücreti talep etmiş olduğu tapu iptal tescil davasında, taşınmazın harca esas değerinin 1.561.875,00 TL olarak belirlendiği ve bu miktar üzerinden harcın tamamlandığı, bu durumda vekalet ücretinin harcın yatırıldığı dava değeri üzerinden tespit ve tahsiline karar verilmesi gerekirken, Mahkemece açıklanan husus göz ardı edilerek eldeki davada mahallinde yapılan keşifte bilirkişi tarafından belirlenen taşınmaz değerinin müddeabihin değeri olarak vekalet ücreti hesabında esas alınmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu talebinin davacı tarafından davalı ... adına ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (2014/421 E., 2014/885 K.) 2009/... E., 2013/11 K. sayılı dosyasındaki vekillik hizmetine ilişkin olduğu, dosyada davalı ... ile ilgili bir yargılama faaliyetinin bulunmadığı, salt vekaletnamenin olması ücret için yeterli olmadığı, davalılar arasında 12.04.2010 tarihinde imzalanan Devir ve temlik anlaşmasının sözleşmenin tarafı olan davalıların iç ilişkisine yönelik olduğu, davacıya davalı ...'ya yönelik talep hakkı vermeyeceği, davacı ile davalı ... arasında yazılı bir avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığı, kararın kesinleştiği tarihte davacı ile davalı arasındaki vekalet ilişkisinin devam ettiği, davacının takip ettiği dosya nedeniyle akdi vekalet ücreti alacağını talep edebileceği, bozma ilamı doğrultusunda belirlenen değer üzerinden hesaplanan vekalet ücreti yönünden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle, davalı ...'ya yönelik açılan alacak davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 234.281,25 TL'nin dava tarihi olan 08.11.2016 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; davalılar arasında 12.04.2010 tarihinde imzalanan Devir ve temlik anlaşmasının içerik itibariyle tam üçüncü kişi yararına sözleşme olduğu, sözleşmeye vekalet ücretinin ödenmesine yönelik edim yükümlülüğü konulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin alacağın sözleşmenin tarafı olan davalıların iç ilişkisine yönelik olduğu yönündeki kararının yerinde olmadığını, davalı ...'nın sorumlu tutulması gerektiğini, davalıların aynı zamanda akraba olduğunu, müvekkilinin her iki davalıya da hizmet verdiğini, harçlandırılan dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan devir ve temlik anlaşmasına göre, müvekkili ile davacı avukat arasındaki anlaşmanın tapu iptal ve tesciline ilişkin olduğu, bu davaya ilişkin olarak davacı ile 10.000,00 TL'ye anlaşıldığını, borcun bir kısmını ödediğini, Mahkemece taşınmazın harca esas değeri üzerinden %15 vekalet ücreti belirlenmesinin fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen şekilde davaya konu vekalet ücretinin davacı avukat tarafından davalı ... adına takip edilen tapu iptal ve tescil dava dosyasında harcın yatırıldığı dava değeri üzerinden tespit ve tahsiline karar verildiği, davalı ... adına vekil sıfatıyla davacı tarafından takip edilen dosyada davalı ... ile ilgili bir yargılama faaliyetinin bulunmadığı, davalılar arasında 12.04.2010 tarihinde imzalanan Devir ve temlik anlaşmasının sözleşmenin tarafı olan davalıların iç ilişkisine yönelik olduğu, davacıya davalı ...'ya yönelik talep hakkı vermeyeceği, davacı ile davalı ... arasında avukatlık ücret sözleşmesinin bulunmadığı gözetilerek Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince harcın yatırıldığı dava değeri üzerinden davacı avukatın emek ve mesaisine göre %15 oranında vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.