MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2012 E., 2025/1969 K.
DAVA TARİHİ : 03.10.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/1075 E., 2020/817 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı bankadan kredi kullandığını, emekli maaşından muvafakati olmadan kredi nedeniyle kesintiler yapıldığını, muvafakat verilmiş olsa bile yasa ve Yargıtay kararları uyarınca geçersiz olduğunu, davalı bankanın müvekkilinin kullandığı krediye istinaden haksız olarak kesinti yaptığı tutarların tespit edilerek müvekkiline iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek; emekli maaşından yapılan kesintilerin kaldırılmasını, şimdilik 100,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadını ve konulması halinde blokenin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacıdan muvafakat alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. vekili; kredi kullanım işlemlerinde tüm kredi değerlendirme ve hesaplamaların ilgili bankalarca yapıldığını, müşteri maaşlarına müvekkili şirket tarafından haciz ya da bloke uygulanmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararıyla; davacıdan muvafakat alındığı, kesintinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kararıyla; davacının iradesi hilafına maaşına bloke konulmasına dair işleme izin vermenin, cebrî icra organlarına başvurmadan yapılan bir cebrî tahsilata izin vermek anlamına geleceği, davacının emekli maaşından bloke suretiyle kesinti yapılmasına muvafakatinin olmadığını bildirdiği andan itibaren, alacaklının bu bloke işlemini ve buna dayanarak maaşından kesintiler yapmaya hukuken hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüyle, davacının emekli maaşına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılmasına, davacının alacak talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA
1. Dairece verilen 24.09.2025 tarihli ilamla; davacının temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "...Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından imzalanan taahhütnamelerle kredilere ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiği, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği gibi borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredi kullandırdığı, yine kesintilerin sözleşmeye istinaden yapılmış olup, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. " gerekçesiyle, karar bozulmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; bozma ilamı ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı ilamı doğrultusunda, tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulmasının mümkün olduğu gerekçesiyle; davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; kredi kullanımı sırasında sunulan muvafakatnameyi müvekkilinin açık rızası ile imzalamadığını, İİK'nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğunu, davalıların tahsil ettiği kesintileri iade etmesi gerektiğini, istinaf mahkemesi kararında davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarının dava değeri gözetildiğinde hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin duruşma yapmaksızın esas hakkında istinaf incelemesi yapmaları durumuna dair karar verme usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-(b) bendinde düzenlenmiştir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı veya kararın gerekçesinde hata edildiği durumlarda düzelterek yeniden esas hakkında karar verir.
Bölge adliye mahkemesi kararlarında yer alması gereken hususlar ise aynı Kanun'un 359. maddesinde belirtilmiş olup, buna göre kararda; “Tarafların iddia ve savunmalarının özeti”, “İlk Derece Mahkemesi kararının özeti”, “İleri sürülen istinaf sebepleri” ve “Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” yer alması gereken zorunlu unsurlardır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince; davacıdan muvafakat alındığı, kesintinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince ise; yukarıda yer verilen gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar dairece bozulmuştur.
Bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak düzelterek veya yeniden esas hakkında hüküm vermesi ve bu hükmün de Yargıtay tarafından bozulması ile ilk derece mahkemesi kararı hayatiyetini kaybetmiş olur. Hüküm mahkemesi sıfatıyla esas hakkında verdiği karara ilişkin bozma ilamına uyan veya direnen bölge adliye mahkemesinin hüküm mahkemesi sıfatı devam ettiğinden uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli bir karar verilmesi gerekir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda yer verilen hükümler gözetilerek, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.