MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/... E., 2024/1594 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/537 E., 2023/... K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin eski eşi ... ve diğer borçlu ... hakkında davalı bono alacaklısının kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığını, alacaklının borçlunun müvekkilinden alacaklı olmadığını bildiği halde borçlunun eşi olmasından istifade ederek kötüniyetli olarak davalının müvekkilinin olmadığını bildiği adrese İİK 89. maddesi kapsamında haciz ihbarnameleri gönderilmesini sağlayıp müvekkilini takibe borçlu olarak dahil ettiğini, söz konusu ihbarnamelerin müvekkilinin haberdar olmadığını tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ... 26. İcra Dairesinin 2017/... sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla icra dosyasında ...’e "... Mahallesi, ... Sokak, No:10/3 .../... adresine" İİK’nın 89/3. maddesi uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesi çıkarılmasını talep ettiği, üçüncü haciz ihbarnamesinin iade edilmesi sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince mernis adresine tekrar tebliğe çıkarılması talebi neticesinde üçüncü haciz ihbarnamesinin mahalle muhtarına 25.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiş olup, davacının üçüncü haciz ihbarnamesine karşı 14.07.2022 tarihinde iş bu menfi tespit davasını açmış ise de: "Üçüncü kişinin, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde ya da usulüne uygun olarak itiraz etmemiş olması hâlinde, kendisine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde menfi tespit davası açma hakkı bulunmaktadır" hükmü kapsamında yasal hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davasının açılmadığı, bunun dışında, davacının usulsüz tebligata ilişkin iddiasının ise şikayet mahiyetinde olup, İcra Hukuk Mahkemesinde ileri sürmesi gerektiği, öte yandan davacının haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarih aralığında "... Mahallesi, ... Sokak, No:10/3 .../..." adresinde ikamet etiiği, bu sebeple usulsüz tebligat hususunun da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İİK'nın 89.maddesinde yer alan 15 günlük menfi tespit davası açma süresinin hak düşürücü süre olup taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınacağı, davacıya İİK'nun 89/3. maddesi gereği gönderilen haciz ihbarnamesi 25.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği halde eldeki davanın 14.07.2022 tarihinde açıldığı, belirtilen tebliğ tarihi gözetildiğinde, davacı yönünden dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin ikamet etmediği adrese haciz ihbarnamesi gönderildiğini, mahkemece yasaya uygun bir tebligat bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, müvekkilinin takip borçlusunun eşi olmaktan başka bir sıfatı bulunmadığını, davalının müvekkiline İİK m.89 ihbarnamelerinin gönderilmesi için bir dayanağının olmadığını, davalının davaya cevap vermemiş olmasının bunu doğruladığını, müvekkilinin ev hanımı olup gelir getiren bir işte çalışmadığını ve takip borçlusuna borcunun olmadığını, bu hususun tanık beyanları dahil tüm delillerle ispatlandığını, İİK m.89'un ihdas amacının göz ardı edildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK m.89 kapsamındaki menfi tespit istemine ilişkindir.
Temyiz edilen karardaki gerekçeye, davacının MERNİS adresine Tebligat Kanunu 21/2'ye göre yapılan tebliğlerin usulüne uygun olduğunun anlaşılmasına, İİK m.89'da üçüncü kişinin menfi tespit davası açması için öngörülen sürenin hak düşürücü süre olup davacının bu süre içinde dava açmamış olduğunun tespit edilmiş bulunmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden davacıdan mahallinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.