MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/676 E., 2025/1418 K.
DAVA TARİHİ : 20.04.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/443 E., 2021/1059 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bankadan 15.07.2011 tarihinde konut kredisi kullandığını, Rekabet Kurulunun 08.03.2013 tarihli kararı ile 12 Bankanın 21 Ağustos 20 07... Ekim 2011 tarihleri arasında kartel oluşturduğunu tespit ettiğini, bu Bankaların kartel oluşturarak faiz oranlarını birlikte belirlemesi nedeniyle serbest piyasa koşullarının bozulduğunu ve Banka müşterilerinin mağdur edildiğini, davalı Bankanın faiz karteli uygulamak suretiyle müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının verdiği zararın 3 katı tutarındaki tazminata ilişkin şimdilik 3.650,00 TL'nin kredi kullanım tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Banka yönünden karara konu ihlalin tespit edildiği ilk tarihin 30.06.2010, davacının kullandığı konut kredisinin ise Rekabet Kurulunun ihlali tespit ettiği tarihten sonra 15.07.2011 olduğu, kredinin kullanıldığı tarihte davalı Banka yönünden ihlal tespiti bulunmadığından tazminat koşulları oluşmadığı, ayrıca kredinin kullanıldığı tarih dikkate alındığında, Rekabet Kurulu Kararının iptali istemiyle davalı Banka tarafından Ankara 2. İdare Mahkemesinde açılan davanın sonucu, eldeki davayı etkileyecek mahiyette olmadığından, bekletici mesele yapılmasına zaruret bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dayanak yaptığı Rekabet Kurulu Kararının İdare Mahkemesince iptaline karar verildiği, böylece Kurul kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tesbit edildiği, davacı ile yapılan kredi sözleşmesi kapsamında rekabetin ihlal edilmediği anlaşıldığı gibi davacının uğradığını ileri sürdüğü zararı ve zarar miktarını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kredi kullanım tarihinin ihlalin tespit edildiği döneme denk geldiğini, idari yargıda devam eden davanın kesinleşmediğini, istinaf incelemesinde itirazların değerlendirilmediğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, fazla miktarda vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve değerlendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafın davalı Bankadan kullandığı krediye uygulanan kartel faizi nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereğince zararının 3 katı tutarında tazminat istemine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacının dayanak yaptığı Rekabet Kurulu kararının Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, İdare Mahkemesince iptaline dair verilen karar kesinleştiği, böylece Kurul kararının hukuka aykırı olduğunun idari yargı kararı ile tesbit edilmiş olduğu, bu itibarla davacı ile yapılan kredi sözleşmesi kapsamında rekabetin ihlal edilmediği anlaşıldığı gibi davacının uğradığını ileri sürdüğü zararı ve zarar miktarını ispatlayamadığı, kesinleşmiş kurul kararı olmadan davanın açıldığı ve davanın reddi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceği anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. 03.10.2024 tarihli ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (Tarife) "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesi uyarınca; (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " düzenlemesi mevcut olup, davacının davasında dava değeri 3.650,00 TL olmakla, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti bu miktarı geçemez.
Buna göre, Mahkemece; Tarife'nin 13. maddesi gözetilmeksizin davalı lehine fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı maddesinin (e) bendi çıkartılarak yerine;
"e) Davalı İlk Derece Mahkemesindeki yargılamada kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.650,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," bendinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.