MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2025/252 E., 2025/277 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ..., davalılar ve dahili davalılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; avukat olan müvekkili ile davalıların, kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat davasını açıp takip etmesi için sözlü olarak anlaşmaya vardıklarını, 31.05.2012 tarihinde müvekkili adına vekaletname düzenlendiğini, dava dosyasının 08.05.2014 tarihinde karara çıktığını ve temyiz edilmemesi üzerine 25.09.2014 tarihinde kesinleşen ilamın 14.11.2014 tarihinde icra takibine konu edildiğini, ödeme yapılacağı 10.12.2014 tarihinde davalılar tarafından ilam vekalet ücreti dışında ahzu kabz yetkisinin kaldırıldığına dair ihtarname gönderildiğini, ahzu kabz yetkisinin kaldırılmasının azil niteliğinde olduğunu, aksi durumda ise haklı istifa hakkının doğduğunu icra dosyasında ödeme yapıldığı için akdi ve yasal vekalet ücreti alacağının muaccel hale geldiğini, 07.01.2015 tarihli ihtarname ile nispi vekalet ücretinin ödenmesinin ihtar edildiğini ancak ödenmediğini ileri sürerek; müddeabihin %10-20'si oranındaki bir miktarın belirlenerek, şimdilik 500,00 TL'sinin ödemenin yapıldığı günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.10.2017 tarihli dilekçesi ile karşı taraf icra vekalet ücretinden doğan avukatlık ücreti talebinden vazgeçtiğini bildirmiş; 16.03.2023 tarihli dilekçesi ile talebi 488.890,37 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; açılacak dava için dava masraflarının yanısıra 6.000,00 TL vekalet ücreti ve karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücretinin de vekile ait olmasına ilişkin yapılan anlaşma uyarınca davacıya ücretin peşin olarak ödendiğini, icra takibinin başlatılmasından sonra dava dışı ... Belediye Başkanlığı ile müvekkileri arasında takibe konu alacağın 4 taksitte haricen ödenmesi hususunda anlaşma sağlanması üzerine davacıya ahzu kabz yetkisinin kaldırıldığına dair ihtar gönderildiğini, kararda davacı lehine 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının hak ettiği ücretin 1.500,00 TL olduğunu, haksız azilin söz konusu olmadığını, ahzu kabz yetkisi kaldırılmış olsa dahi Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin tahsil edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiş; 17.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini talep etmiş; davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmuş, davalılardan ...'nın vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.09.2023 tarihli kararıyla; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaması karşısında icra dosyasına konu takip miktarı üzerinden takdiren belirlenen %10 akdi vekalet ücret alacağı hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 384.386,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.05.2024 tarihli kararıyla; taraflar arasında yazılı bir vekalet sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle vekalet ücretinin 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi uyarınca takdir edilmesi gerektiği, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından alacağın tamamı yönünden zamanaşımının kesildiği, dava tarihi itibariyle de zamanaşımının dolmadığı, davacının icra aşamasındaki hizmetleri yönünden karşı vekalet ücretine ilişkin talebinden açıkça feragat ettiği, Mahkemece bu yöne ilişkin talebin bu gerekçelerle reddi yerine yazılı gerekçelerle reddi doğru değil ise de sonuç itibariyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmakla bu hususun eleştiri sebebi yapılmasıyla yetinilmesi gerektiği belirtilerek taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Dairece verilen 30.04.2025 tarihli ilamla; davacı avukat tarafından yapılan en son işlemin 14.11.2014 tarihinde ilamın icraya konulması olduğu, dolayısıyla bu tarih itibariyle vekalet ücreti alacağının muaccel hale gelip zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, davacı vekilinin 16.03.2023 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi mahiyetinde olduğu, ıslah dilekçesine karşı davalılar vekilinin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu, Mahkemece; davanın kısmi dava olduğu, davalılar vekilinin ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunduğu da gözetilerek, öncelikle zamanaşımı hususunda bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
2.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı avukat tarafından en son yapılan işlemin 14.11.2014 tarihinde ilamın icraya konulması olduğu, dolayısıyla bu tarih itibariyle vekalet ücreti alacağının muaccel hale gelip zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, davacı vekilinin 16.03.2023 tarihli dilekçesinin ise ıslah dilekçesi mahiyetinde olduğu, davacı vekilinin ıslah dilekçesine karşı davalılar vekilinin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu buna göre vekalet ücretinden kaynaklanan alacaklar için öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin ıslah edilen miktar yönünden dolduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine; 500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ıslahla artırılan miktar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, 1136 sayılı Kanun'un 164/4.maddesinde akdi vekalet ücretinin %10 ile %20 arasında hakimin takdiriyle belirleneceği belirtilmiş olduğundan alacağın baştan belirlenebileceğine dair değerlendirmenin doğru olmadığını, emsal Yargıtay içtihatlarında vekalet ücretine ilişkin davaların belirsiz alacak davası olarak açılmasına imkan tanındığını, içtihat birliği sağlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
1. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
2. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147.maddesi gereği vekalet ücretinden kaynaklanan alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olup; 14.11.2014 tarihinde muaccel hale gelen davacının alacağının 16.03.2023 tarihi itibariyle zamanaşıma uğradığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ve dahili davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.