(2873 S. K. m. 21) (765 S. K. m. 61)
6831 sayılı Kanunun 93/1, 111; 647 sayılı Kanunun 4 üncü maddeleri gereğince neticeten 1.800.000 lira ağır para cezası ile mahkumiyetine, yargılama giderinin sanıktan tahsiline, her türlü tesisin zoralımına dair, mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; evrak okunarak, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava dosyası içeriğine, yapılan duruşmaya, toplanan delillere ve gerekçeye göre; yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- Gerek suç tutanağı, gerekse keşif sonrası tanzim edilen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin orman alanı içerisinde olduğu belirlenmemiş, 88/13572 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında da söz konusu sahanın 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 3. maddesi gereğince milli park olarak kabulüne karar verildiği bildirilmiş olmasına göre, suç yerinin orman sınırları içersindeki milli park dahilinde olup olmadığı orman mühendislerinden seçilecek bir bilirkişi heyeti ile tesbit edilip sonucuna göre 2873 sayılı Kanunun 21. maddesinin uygulama olanağının bulunup bulunmadığının tartışmasız bırakılması,
2- Kabule göre;
Suç tutanağı ile tanık Abdurrahman'ın ifadesinden, olay günü inşaatın henüz temel safhasında bulunduğu anlaşılmakla eylemin, eksik teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.09.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy