(6831 S. K. m. 2, 93)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1) Keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosya içeriğinden suç konusu yerin orman hududunda bulunan telin dışında kalmasına karşılık Arazi Kadastrosu çalışmaları sırasında kesinleşen Orman hududu içinde kaldığı belirlendiğinden sanık hakkında tutanak düzenlenerek dava açıldığı anlaşılmıştır.
Aplikasyon işlemlerinde kesinleşen orman tahdit haritasındaki hududun esas alınmasının gerekmesine rağmen uygulamada Orman İdaresi tarafından bildirilen sayısal değerlere göre aplikasyon yapıldığından farklı sonuçlara varılabildiğinden arazi kadastrosu sırasında hudut belirleme işleminde orman tahdit haritasındaki hududun mu yoksa Orman idaresi tarafından bildirilen Sayısal değer nazara alınarak mı yapıldığının araştırılması Dairemize intikal eden aynı yerle ilgili bazı dosyalarda mevcut tel örgünün ağaçlandırma sahası ile ilgili olduğunun ifade edildiği ve bilirkişinin 26.12.1999 tarihli raporunda suç konusu yerin 1961 yılından önce orman niteliğini kaybettiğinden hazine adına 12 parsel olarak orman sınırı dışına çıkartıldığı bildirilmekle beraber Kadastro çalışmaları sırasında çizilen orman sınır hattında kesinleşmiş kadastro sınırları içinde kaldığı ifade edilmek ve çizdiği krokilerde de suç yerini orman alanında göstermek suretiyle çelişkiye düştüğü de dikkate alınarak suç yerinde mevcut olan tel örgünün orman hududunu belirleyen bir hudut olup olmadığı sorulup orman hududunu belirleyen bir hudut ise suç yerinde yapılan Orman Kadastrosuna göre mi yoksa 2/B uygulamasına göre mi belirlendiği suç yerinde Orman Kadastrosu ile 2/B uygulamasının hangi tarihte yapılıp kesinleştiği sanığın ise suç yerini hangi tarihte kullanmaya başladığı ve sanık vekilinin savunma dilekçelerinde belirttiği Kartal 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 1997/369 ve Üsküdar 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 1998/458 esas sayılı dava dosyalarının suç konusu yerle ilgili olup olmadığı kesinleşip kesinleşmediği de araştırılıp belirlenen tarihler nazara alınarak sanığın olaydaki suç kastının buna göre değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; Suç tespit tutanağı içeriği, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan sanığın dava konusu yerde yaptığı tesis niteliğindeki bina taş duvar ve tel örgünün kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kaldığı anlaşılmasına göre Yasanın 93/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy