(765 S. K. m. 522)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Duruşmada sanık savunmasını yaptıktan sonra başkaca usule işlem yapılmadığından tebliğnamedeki 3 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1-) Orman bilirkişisi davaya konu evin bulunduğu yerin devlet ormanı olmayıp, ziraat arazisi olduğunu bildirmesine karşılık yerin üç hududunun ormanla çevrili olması sebebi ile mahallinde yeniden keşif yapılıp köy muhtarı, ihtiyar heyeti üyeleri ve köy halkından oluşturulacak yaşlı bilirkişiler de dinlenip ve kaymakamlık ile özel idareden yerin yayla olarak köylünün veya köy hükmü şahsiyetinin müşterek istifadesine tahsis edildiğine dair idari bir karar olup olmadığı sorulup, hava fotoğrafları uygulanıp temelde asıl niteliğinin orman vasfında olup olmadığı incelenip, suça konu yerin kadim yayla olup olmadığı hususu da açıklığa kavuşturulduktan sonra sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi,
2-) Nüfus kaydında sanığın baba adı Ahmat olarak bildirildiği halde adli sicil kaydının Ahmet olarak istenmesi ve buna göre karar verilmesi,
3-) Kabule göre de; sanığın yapmış olduğu binanın işgal ettiği yerin 200.000.000 lira olarak belirlenen değerinin emsal uygulamalara göre suç tarihi itibarı ile normal olduğu halde hafif kabul edilerek TCK.522. madde gereğince cezada indirim yapılıp noksan cezaya hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil, o yer ve Üst C. Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20.03.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy