(1412 S. K. m. 365)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1. Orman İdaresi 31.3.1998 tarihli dilekçesiyle sanık hakkındaki kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde bu hususta bir karar verilmeyerek CMUK. nun 365 ve devamı maddelerine aykırı davranılması,
2. Davanın dayanağını oluşturan suç tesbit zaptı içeriğinde sanığın burasını ben sürdürdüm. Burası benim ecdadımdan kalma. 40 yıl evvel satın aldım. Dediğinin yazılı olmasına, sanık C. Savcılığındaki ifadesinde ise olay tarihinde tarlamın içinde bulunan taşları toplarken Orman muhafaza memurları geldi. Benim evvelden beri kullandığım tarlaya neden açma yaptığıma sordular ve üzerinde bulunan ağaçları yaktığımı söyleyip hakkımda tutanak tanzim ettiler. Bu yer halen mahkemede davası devam etmektedir. Belirttikleri gibi ben ağaçları kesip yakmadım, tarlanın içinde de bulunan otları yaktım. Orman Memurları bunları ağaç sanmışlar. Şeklinde beyanı da bulunmasına karşın duruşmadaki savunmasında ise iddianamede belirtilen yer benim halen kullandığın yer değildir. Buraya yaklaşık 150-200 metre mesafededir. Benim Kelhalil sınırları içinde kalan ve babamdan intikal ederek kullandığım bir yer vardır. Bunun toplamı 18.000 m2 civarında olup ortasından demiryolu geçmiştir. Demir yolunun üst tarafı 8000 m2 civarındadır. Kuzeyinde ise kalan kısmı yer almaktadır. Tahminimce dava açılan yer sözünü ettiğim demiryolunun güneyinde kalan yerdir. Kadastro tesbiti sırasında yurt dışında olmam nedeniyle burası yanlış tesbit görmüştür. Bu nedenle Sulh Hukuk Mahkemesine 1996/190 esas numarasıyla dava açtık. Burası dedemden intikal eden yerdir. Diyerek savunmada bulunmuş olduğundan öncelikle suça konu zabıtlı yer ile sanığın Sulh Hukuk Mahkemesine açılmış bulunan 1996/190 esas sayılı dava konusu yerin aynı yer olup olmadığı bilirkişilere tesbit ettirilip, aynı yer olduğunun belirlenmesi halinde Hukuk Mahkemesindeki dava suç tesbit zaptından önce açıldığından davanın sonucu beklenerek sonucuna göre yerin orman olup olmadığı tesbit edilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği zabıtlı suça konu yerin Hukuk Mahkemesindeki dava konusu yerle aynı yer olmadığının belirlenmesi halinde ise sanık suça konu yeri sahiplendiği, saha içersindeki taşları toplayıp, otları yaktığını ve dedesinden kaldığını bildirmiş bulunduğundan atılı suçun oluştuğu ve işgal ve faydalanma suçu temadi eden suçlardan olup suç tarihinin zabıt tarihi olduğu da göz önünde bulundurularak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy