(6831 S. K. m. 108) (765 S. K. m. 79, 80)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın temyiz talebi süresinde olmadığı anlaşılmakla, müdahil idarenin temyiz istemine hasren yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- Her ne kadar mahkemece; tanık beyanlarına dayanılarak sanığın devlet ormanından izinsiz meşe ağacı kesip avlusuna koyduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da tanıklardan Ömer Yıldız'ın sanığı 9. ayda Mehmet Yılmaz ise 9. ve 10. aylarda sanığın köyde olup bu aylardan birinde meşe keserken gördüklerini beyan etmelerine karşılık emval üzerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda meşelerin 12. ayda; çam sırıkların ise 8. ayda kesildiklerinin bildirilmesi karşısında tanık ifadelerinin geçerliliğini yitirmesine; yine tanıklarca ele geçen çam odunları ve çam sırıklarla ilgili bir beyanda bulunulmamasına;
Tanıklarca, sanığın 9. ayda ağaç kestiğinin görülmesine karşılık tanık Mehmet Yılmaz hakkında, sanığın şikayeti üzerine yapılan incelemede; olaydan 3 ay sonra ihbarda bulunulmasına;
Dosyada mevcut sanığın muhtelif müracaatlarından ve tanık Mehmet Yılmaz'ın da sanıkla dargın oldukları; sanığın kendisini şikayeti nedeniyle yapılan muhakkik incelemesinde sanığın ağaç kesip avlusunun odun dolu olduğunu söylediği şeklindeki ifadelerinden ve sanığın suç zabıt tarihinden önce 20.10.2000 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına Halil Yıldız hakkında verdiği dilekçede köydeki evine kötüniyetli insanların kaçak emval bırakabilecekleri varsayımıyla gerekli aramanın şimdiden yapılarak zapta geçirilmesini talep etmesinden, sanığın, beyanlarına dayanılarak hüküm kurulan tanıklarla aralarında bir husumetin bulunduğunun anlaşılıp, tutanakta yazılı miktarda emvali evinde bulunduran bir şahsın Cumhuriyet Savcılığından yazılı şekilde bir talepte bulunmasının;
Yine tanıklardan, Ömer Yıldız'ın sanığın özellikle yazın gelip köydeki boş evlerine bakıp tamiratlarını yaparak geri gittiğini beyan etmesine; sanığın Eskişehir'de ikamet edip emvalin bulunduğu köyün ise Bilecik sınırlarında bulunmasına; boş, kışın bile kullanılmayan bir evde emval bulundurulmasının; ikamet yeri ile köy arasındaki mesafede dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olmasına;
Davanın dayanağını oluşturan Suç Tutanağı eki Arama Tutanağında sanığın evindeki odunluğun kapısının telle bağlı olduğunun yazılı olmasına karşılık zabıt mümziinin duruşmada sanığın avlusunun kapısının kilitli olup Jandarma ve muhtar vasıtasıyla açtırıldığının ifade edilip bu konuda tutanaklarla çelişki oluşmasına;
Sanığın yargılamanın aşamalarında değişmeyen savunmalarında suça konu emvali kesmediğini, eve koymadığını, en son 10. ayda köye hayvanlarını götürüp sayımdan sonra döndüğünü beyan etmesine göre sanığın aralarında husumet bulunduğu dosya kapsamından anlaşılan tanık beyanlarından başka aleyhine bir delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
2- Dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan, sanığın suça konu emvali kestiğine dair, aralarında husumet bulunduğu anlaşılan tanık beyanları dışında bir delil bulunmamasına göre eyleminin Orman Kanunun 108/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın ayni tarihlerde, aynı kasıt altında hem dikiliden meşe ağacı kesip, hem de bilirkişi raporuna göre düşükten kuru çam yakacak odunu toplama eylemlerinin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun son kararları gereği TCK. nun 79. maddesi uyarınca tek suç kabul edildiğinin gözetilmeden TCK. nun 80. maddesinin tatbiki ile sanık hakkında fazla ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, 18.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy