(6831 S. K. m. 1)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya içeriğinin incelenmesinde;
Sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
Suça konu barakanın bulunduğu sahanın bütünü 1977 yılında yapılıp kesinleşen 23 nolu orman kadastro çalışmaları sonucu orman sınırları kapsamına alınmış ise de sonrası aynı yerde 1991 de 19 nolu Orman Kadastro Komisyonu çalışmalarında 2/B madde uygulamasına konu yapılıp IV nolu orman kadastro parseli (bilim ve fen bakımından 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olduğu gerekçeleri ile) tarım arazisi olarak Maliye Hazinesi adına orman dışına çıkarıldığı ve 10.6.1993 de Vakıf köyü askı mazbatasında ilan edildiği bu safhada, 6 aylık hak düşürücü süre içinde Orman Bakanlığı 27.9.1993 tarihli dava dilekçesi ile Orman Genel Müdürlüğü aleyhine Enez Kadastro Mahkemesine dava açarak komisyon kararına itirazla IV nolu parselin orman olarak Maliye hazinesine tesciline karara verilmesini istediği ilgili Kadastro Mahkemesinin de 14.6.1994 tarihinde verdiği kararla Çoban mezarlığı mevkiinde bulunan 64.200 m2 miktarındaki IV parsel sayılı taşınmazın tamamının orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tespit ve tesciline ve dosyanın karar kesinleştiğinde tomarı ile birlikte Enez Tapu Sicil Müdürlüğü'ne tevdiine karar verildiği belirlenmiştir.
Dosyadan Enez Kadastro Mahkemesinin 1993/30 Esas ve 1994/15 K.sayı ve 14.6.1994 tarihli kararının kesinleşip kesinleşmediği ve dosyanın Tapu Sicil Müdürlüğüne tevdii ile tapuya işlenip işlenemediği anlaşılamamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.1993 tarih,1993/3-308-312 nolu kararında, orman dışına çıkarılan yere, ilandan sonra ancak çıkarma kararının kesinleşmesinden önce bina yapan sanığın suç kastının olmadığı bildirilmektedir.
Bu durumda olayımızda IV nolu parselin orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tespit ve tesciline ilişkin Enez Kadastro Mahkemesinin yukarıda esas ve numarası belirtilen kararının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise tarihi ve tapuya işlenip işlenmediği, tapuya şerh verilmiş ise tarihi ve tutanağın tanzimi sırasında barakayı kullanmaya devam eden sanığın mahkeme kararından haberdar olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre kastı üzerinde de durularak hukuki durumun yeniden tayin ve takdiri gerekirken bu yönlerden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy