(6831 S. K. m. 93) (765 S. K. m. 30) (5237 S. K. m. 61)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1-Her ne kadar mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda yerin amenejman planında mera rumuzuyla gösterilen yerde; memleket haritasında beyaz renkli orman ağaç veya ağaçcığı rumuzu olmayan, 10 adet yayla evi işaretli s yaylası yazılı yerde; hava fotoğraflarında ise ( açık ) yayla olarak göründüğünün, çayır ve mera otlarıyla kaplı orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesine karşılık aynı raporda yerin Hazine'nin mülkiyetinde köy tüzel kişiliğinin kullanımında orman içi yayla vasfında olduğunun ifade edilerek çelişkiye düşülmesine; Özel İdare ve Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazılarında Sarpuncuk yaylasına ait yayla hudutnamesinin bulunmadığının anlaşılmasına; dosyada mevcut dava konusu yere ait fotoğraflardan da suça konu evin bulunduğu arazinin eğimli ve üst kısmının ağaçlık olduğunun görülmesine göre dava konusu yerin vasıfları itibariyle orman niteliği taşıması mümkün bulunmakla dava konusu yerin vasfının kesin olarak belirlenmesi için memleket haritası, amenejman planı ve hava fotoğraflarının tatbiki esnasında civarındaki yerlerin vasıfları, toprak yapısı, konumu, eğimi; suça konu yerin bu eğime göre durumu; toprak yapısı, toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı; yayla olarak kullanılan boşluğun toplam alanı; ormanın uzantısı olup almadığı; köylülerce uzun yıllardır hayvan otlatmasında kullanıldığı anlaşılmakla; otlatmalardan doğan baskı nedeniyle yerin ağaçsız kalıp gerekli önlemler alınıp çalışmalar yapıldığında orman parçasına dönüştürülüp dönüştürülemeyeceği;
Yayla veya meranın Orman sayılmaması için orman hudutları dışında olması veya orman sınırları içinde olmakla beraber orman kadastrosu yapılırken bir iç parsel şeklinde yayla olarak tespit edilmesi gerekip suça konu sahada orman kadastrosunun yapılmamış olması ve evveliyatı orman olan bir yerde orman örtüsünün sonradan tahrip edildiğinin anlaşılması halinde salt toprağının da orman sayılması gerektiği hususları da dikkate alınarak;
Mahallinde yeniden yapılacak keşif ile incelenerek yerin vasfının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2-10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK.nun 30.maddesinde değişiklik yapan 4806 Sayılı Yasanın 1.maddesi ile para cezalarında bin liranın küsurunun atılması öngörülüp bu değişikliğinde sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında tayin olunan ağır para cezasındaki ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı ağır para cezasındaki bin liranın küsurunun atılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,1.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy