(6831 S. K. m. 108) (5083 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- Davanın dayanağını oluşturan, zabıt mümziilerinin yeminli beyanlarıyla doğrulanan suç tutanağı ve eki tutanaklar ile tüm dosya kapsamındaki belgelerden sanıklardan Zeki'nin sevk ve idaresindeki 54 AF 601 plakalı özel araç ile kaçak orman emvali nakleden diğer sanığın kullandığı kamyonu takip eden orman idaresine ait araca çarparak görevlileri engellediğinin anlaşılmasına göre; sanık Zeki'nin suça iştirak ettiğinin kabulüyle hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- Suç tutanağı ve eki tutanaklarda sanıklardan Zekeriya'nın üzerinde polis araması sonucu çıkan 34 UN 2562 plakalı Mercedes marka kırmızı kapalı araca ait ruhsat ile kaçan aracın bilgilerinin uyuşup, yapılan araştırmada kamyonun sanık Zekeriya'ya ait olduğunun tespit edildiğinin; ancak yakalanıp karşılaştırılması ile tespit sonucuna göre hareket edileceğinin yazılı olmasına; sanık tarafından ise ruhsatın ait olduğu aracın olay saati ve tarihinde kum ocağında olduğunun ifade edilmesine göre, bahse konu aracın üzerinde keşif yapılarak suç tutanağı ve eki tutanakları tanzim eden zabıt mümziilerinden olay tarihinde kaçak emval naklinde kullanılan araç olup olmadığının kesin bir şekilde tespit edilip araca ait ruhsat üzerinde de suç tarihinden sonra satış veya el değiştirme yapılıp yapılmadığının da belirlenip sonucuna göre aracın müsaderesi hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3- Satışı yapılan emvalin değeri üzerinden orman idaresi vekili lehine nisbi vekalet ücreti tayin edilmemesi,
4- Sanıklar hakkında Jandarma, Belediye ve Defterdarlıktan gelen yazılarda orman ürünü ticaretiyle uğraşmadıklarının kayıtları olmadığının bildirilmesine karşılık Orman İşletmesinden gelen yazılar ile duruşmada dinlenilen Orman İşletme Şefi ve Müdürü'nün sanıklara ait depo, atölye v.s gibi yerleri olmadığı; ancak kayıt dışı kaçak yoldan elde ettikleri emvali ticari amaçla satarak kazanç elde etmek suretiyle orman ürünü ticareti yaptıkları, daha önce çeşitli defalar kaçak emval nedeniyle işleme maruz kaldıkları bildirilmişse de sanıkların celbedilen sabıka kayıtlarına göre sabıkasız olmalarına; duruşmada tespit edilen kimliklerinde çiftçi olduklarının yazılı olmasına, kanunun öngördüğü şekilde orman ürünü ticaretiyle uğraştıklarına dair dosya kapsamında bir delil bulunmamasına göre sanıkların eylemlerinin 6831 Sayılı Kanunun 108/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5- 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen (İlgili kanunları gereğince uygulanacak adli ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirasının (1YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz) fıkrasının sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında uygulanan para cezasındaki ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı para cezasındaki 1YTL'nin küsurunun atılması lüzumu,
6- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde zaman bakımında uygulama 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı TCK. un 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanıkların hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy