(6831 S. K. m. 91)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Hükmün 15.4.2003 tarihinde verildiği, o yer C.Savcısının temyiz dilekçesine havale tarihinin 16.5.2003 tarihi olduğu anlaşılmakla süresinde yapılmayan temyiz inceleme isteminin reddine,
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) Suç zaptında yapılan ihbar üzerine 22.08.2002 günü saat 23:35 suça konu yere gidildiğinde sanığın atölyesinin demir kepenkli kapısının bir kanadının kilitsiz ve kısmen açık olduğunun, içeri girildiğinde birisinin ölçü ve mesahası yapılmış olan 2 adet tomruk ile özel bölüme konulmuş biçilmiş kalas ve rabıta tahtaları görüldüğü kalas ve hızar üzerindeki talaşların ve kesim artıklarının orta kuru olduğu ve emvallerin 1 veya 2 gün içinde biçildiğinin bildirilmesi ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda sanığın atölyesinin evinin altında olduğunun belirtilmesi, ek raporda ise yerin köy muhtarlığına bitişik köy ortasında birbirine bitişik evlerle çevrili olup, atölyenin etrafında bahçe ve çit olmadığının belirtilmesi, atölye olarak belirtilen yerin demir kepenkli kapısının açık bırakılmasının köy ortamında bu atölyede sanıktan habersiz bir başkasının bina içerisine girip tomruk biçip emvali özel yerine bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağına göre sanığın suçunun sübut bulduğunun gözetilmemesi,
2) Kabule göre mahkumiyet hükmü kurulmamış olmasına göre, yediemindeki emvalin istirdadı kabil olmak üzere orman idaresine bırakılmasına karar verilmesi gerekirken TCK. 36. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
3) 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımında uygulama 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı TCK. nun 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy