(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak;
Mahallinde yapılan 156.2002 tarihli keşif sonucu bilirkişi orman mühendisinin hazırladığı 18.6.2002 tarihli raporda "suça konu yerlerin orman sahası içinde kaldığı ve bu yerlerin 3 km. ilerisinde 2/B uygulaması yapıldığı, toprağın orman toprağı niteliği taşıdığı"belirtildiği halde 10.5.2003 tarihli ikinci keşif sonucunda tanzim olunan fen bilirkişisi raporunda "nizalı olan ve Hamidiye Köyü sınırlarında bulunan 127 ada 2,4 ve 6 parsel nolu yerlerin 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesine göre hazineye ayrıldığı" şeklinde, 2/B uygulaması tarihi ve hazineye ayrıldığı yerlerin hangi vasıfta oldukları belirtilmediği bu rapor doğrultusunda orman bilirkişisinden alınan 13.5.2003 tarihli ek raporda da "2/B uygulamasının yapıldığı tarih tespit olunmadan yerlerin orman sınır hattının dışına çıkartıldığına" dair alınan beyan ile raporlar arasında çelişki oluştuğu anlaşılmakla, suça konu yerlerde yapılan orman tahdidine ilişkin harita ve tutanakları ile 2/B uygulamasının yapıldığı tarihi belirlenerek harita ve tutanaklarının da celbedilmesi suretiyle mahallinde yeniden yapılacak keşif ile meydana gelen çelişkiler de giderildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme sonucu hüküm tesisi,
2-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde " zaman bakımından uygulama" 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı TCK.un 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın/sanıkların hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Kanunun 22. maddesi ile 5083 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2. maddesine eklenen ( İlgili kanunları gereğince uygulanacak adlî ve idari para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirasının ( 1YTL ) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz ) fıkrasının sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında uygulanan para cezasındaki ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı para cezasındaki 1YTL'nin küsurunun atılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Müdahil idare Temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy