(765 S. K. m. 47)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak; Sanık hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12.5.2003 gün ve 2041 karar sayılı verilen raporun da sanığın 22.10.2001 tarihinde suça karşı ceza ehliyetinin tam olmadığı, hakkında TCK.47.maddesinin (azami) tatbikinin uygun olduğu belirtilmiş, kurulan hükümde ise sanığın Adli Tıp Kurumu raporuna göre suçun işlendiği tarihte işlediği suça karşı ehliyetin tam olmadığı TCK.nun 47.maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak hüküm kurulduğu görülmüş, Yargıtay Ceza Genel kurulunun 4.9.1992 tarih 6-118/140 esas ve sayılı kararında TCK.nun 47.maddesinde öngörülen indirim oranlarının en az 1/2, en çok 2/3 olarak anlaşılması gerektiği bu hususun Ceza Genel Kurulunca bir çok kararlarında kabul edilerek istikrar kazandığından, sanık hakkında indirim oranları ve Adli Tıp Kurumunun raporu gözönünde bulundurmak suretiyle gerekçe gösterilerek indirim yoluna gidilmesi gerekirken, gerekçesiz olarak, sadece takdirden bahsedilerek asgari oranda indirim yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş yerel C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 9.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy