(6831 S. K. m. 76/d, 110/1-c)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,ancak;
1) Sanığın aşamalardaki savunmalarında ve 4.3.2003 tarihli dilekçesinde, olay günü ormana bitişik olan tarlasında anız yaktığını ikrar etmiş bulunmasına ve mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise orman yangın sahasındaki ağaç gövdelerinin, anızları yakılan tarlaya aksi yöndeki kısımlarında yangın izi bulunduğu yangın sırasında rüzgarın tarla yönünden değil aksi yönden estiğini bu nedenle yangının sanığın tarlasındaki anızları yakması sonucu meydana gelmediğini ancak anız yakılan tarlanın devlet ormanına bitişik olduğunun belirtilmesine göre sanığın sabit olan eyleminin 6831 Sayılı Yasanın 4114 Sayılı Yasa ile değişik 76/d maddesi delaletiyle 110/1-c maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2) 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde "zaman bakımından uygulama" 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında; 5237 Sayılı TCK.un 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy