(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (2873 S. K. m. 1)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
1-Yargılamanın dayanağını teşkil eden 21.01.2001 tarihli suç tutanağında dava konusu yerin Polenez Köy tabiat parkında bulunduğunun sanığın burada 1770 m2 bahçe, 576 m2 iki katlı ev ve 71 m2 bekçi evi yapmak suretiyle toplam 2417 m2 alanda işgal ve faydalanmada bulunduğunun belirtilmiş olmasına, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında orman kadastro haritasına göre toplam 1170 m2 lik kısmın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının, sanığın tasarrufunda bulunan 5347.30 m2 lik alanın ise 1989 yılında yapılan 2/B madde uygulama çalışmaları ile orman sınırları dışına çıkarıldığının, Polenezköy civarının 31.03.1994 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile orman rejimine alınmış olup bu kararın 08.07.1994 tarih 21984 sayılı resmi Gazetede 94/5451 karar sayılı Bakanlar Kurulu kararları olarak yayınlandığı bunun üzerine Orman Bakanlığı Milli Parklar ve Av. Yaban Hayati Genel Müdürlüğü, Milli Daire Başkanlığının 15.07.1994 tarih ve 58 nolu oluru ile Polonezköy Ormanları Tabiat Parkı olarak ilan edildiğinin bu kararın Orman Bakanlığı Marmara Bölge Müdürlüğü Milli Parklar ve Yaban Hayati Başmühendisliğinin 01.12.1994 tarih ve 1433 sayılı yazıları ile Polonezköy muhtarlığına tebliğ edilip 07.12.1994 tarihinde muhtarlıkça ilan edildiğinin bildirilmiş olmasına göre suça konu yerin tabiat parkı olarak ilan edildiğine dair tutanaklarda dosyaya getirtildikten sonra öncelikle suç tutanağında işgal ve faydalanmaya konu sahanın miktarı ile bilirkişi raporlarında sanığın tasarrufunda olduğu belirtilen alanın miktarı arasındaki fark nazara alınıp imzacı tanıklardan en az birisi hazır bulundurulmak suretiyle konusunda uzman ve ilk keşfe katılmayan bir başka üç kişilik orman mühendisi ve kadastro mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti ile yeniden keşif yapılıp sanığın işgal ve faydalanmada bulunduğu alan imzacı tanığın yer gösterimi ile tespit edilerek, Bakanlar Kurulu kararı ile orman rejimine alınan yerlerin orman sayılacağı gözetilerek, suça konu yerin orman tahdit sınırları içerisinde mi, yahut tabiat parkı olarak ilan edilen sahanın sınırları içerisinde kalıp kalmadığı, tabiat parkı olarak ilan edilen sahanın da orman sınırları içerisinde olup olmadığı bilirkişiye açıklattırılıp, 2873 sayılı yasanın uygulama alanının bulunup bulunmadığı da değerlendirilip, ayrıca fen elemanı bilirkişinin raporundaki krokide gösterilen tel çitin hangi maksatla, ne zaman çekildiği, tel çitin çekildiği yerde orman sınırlarını belirten başka bir işaretin olup olmadığı da araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde "zaman bakımından uygulama" 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, "lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul" kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı TCK.un 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, 13.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy