(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak
1- Sanık, aşamalarda değişmeyen savunmasında tarlayı biçerdöver ile biçtiği sırada biçerdöverin tablasının yerdeki taşlardan birine çarpması sonucu çıkan kıvılcımdan yangının başlayarak ormana sirayet ettiğini beyan etmesine, sanığın bu savunmalarının tanıkların yeminli beyanları ile doğrulanmasına, mahkemenin de kabulünün bu yönde olmasına göre, konusunda uzman makine mühendisinden orman mühendisi ve biçerdöver operatöründen oluşan 3'lü bilirkişi heyetince biçerdöver operatörü olan sanığın yangının bu şekilde başlamasından dolayı kusurunun olup olmadığı hükümde bilirkişi raporu alınması, ayrıca sanığın eylemi ile yangının çıkması arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunda mahkeme tarafından değerlendirilmesi yapılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı TCK. nun 7. ve genel hükümleri ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy