(5271 S. K m. 67)
Dava: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
Karar: 16.12.2002 tarihinde yerinde yapılan keşif sonucu orman mühendisi bilirkişi Ali Gül Özalp tarafından tanzim olunan 12.01.2003 tarihli raporda, suça konu yerin memleket ve amenajman haritalarına göre orman alanı olarak gözükmekte olduğu, arazide orman ağaç ve ağaççığına yer yer rastlandığı, suça konu yer üzerinde ve çevresinde yer yer baltalık meşe ağaçlarının bulunduğu, toprak içerisinde humus tabakasına rastlandığı belirtilmek suretiyle dava konusu yerin orman, eylemin ise işgal ve faydalanma olduğunun açıklamasına karşılık, 23.10.2003 tarihinde yapılan ikinci keşif sonucunda orman mühendisi Abuzer Akar tarafından tanzim olunan 27.10.2003 tarihli raporda, taşınmazın içerisinde ve çevresinde humus bulunmadığı gibi kök, dal, yaprak ve çürüntü enkazı da bulunmadığı, memleket haritası ve amenajman haritasına göre dava konusu arazinin ziraat arazisi olduğu, toprak muhafaza karakteri taşımadığı bu nedenle suç zabtı düzenlenen yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtilmesine göre; yapılan keşifler sonucu tanzim olunan orman mühendisi bilirkişilerin raporları arasında çelişkiye düşüldüğü cihetle, her iki keşifte hazır bulunan fen bilirkişiler tarafından kadastro paftasının uygulandığı da nazara alınmak suretiyle öncelikle kadastro müdürlüğünden dava konusu yerde 3402 sayılı yasanın 4. maddesine göre kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, bu yasaya göre yapılan arazi kadastrosu var ise aynı zamanda orman kadastrosu niteliği taşıyacağından bu kadastroya ait harita ve kesinleşme tutanaklarının getirtilip uygulanması, 3402 sayılı yasanın 4. maddesine göre yapılan kadastronun bulunmaması halinde ise, dava konusu yere ait hava fotoğrafları, eski tarihli memleket haritası ve amenajman haritasının getirtilerek birlikte konusunda uzman üç kişilik orman mühendisi bilirkişi heyetiyle imzacı tanıklardan en az biri de hazır edilmek suretiyle mahallinde yapılacak keşifte uygulanıp suç konusu yerin bilimsel ve teknik özellikleri ile birlikte orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yeterli olmayan ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş katılan idare temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy