(6831 S. K. m. 109, 116)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Yapılan yargılama sonunda suça konu ağaçların kesildikleri yerin orman sayılan yerlerden olmadığı, tapulu ziraat arazileri içerisinde ve bu arazilerden ayrılarak arazi yolu olarak kullanılan yerden kesilmiş oldukları keşfen ve bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiş, suça konu arazi ölü M. adına kayıtlı olup tarla sahibinin akrabası olan ve sağlığında yarıcılıkta kullanıp, bakımını yaptığı araziyi M'nin ölümünden sonra arazisinin kendisine kaldığı kabul ederek kullanmaya devam eden sanık O'nun bu düşünceyle tapulu yer içinde geçen arazi yolundaki traktörlerin geçişine engel olan ve kendiliğinden yetişen meşe ağaçlarını kesmesi eylemi, mevcut olan kasta göre sahipli araziden ormanlarda yetişen ağaç cinsinden ağaçları orman ideresinden izin almadan kesmeyi müeyyidelendiren orman kanununun 116/B. 109. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Yargılama gideri hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak belirlenen suç vasfına göre eylemin TCK'nun 102/5. ve 104/2. maddeleri gereğince azami üç (3)yıllık zamanaşımı süresine tabi suçtan 15.02.2000 tarihi ile inceleme tarihi arasında öngörülen üç yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğu anlaşıldığından sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle TCK'nun 102/5 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, satıldığı anlaşılan ve tapulu yerden elde edilen emval, satış bedelinin sanığa İADESİNE, yapılan yargılama giderinin Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına 26.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy