(765 S. K. m. 30)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
1- Davanın dayanağını teşkil eden suç tespit tutanağında Hüseyin Çakar adındaki şahsın şikayeti üzerine olay yerine gidildiğinde 2200 metrekarelik bir alanda ormanı keserek, sökerek eski tarlasını genişlettiği yazılı olmasına, sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmemesine ve ceviz ağaçlarını kendi tarlasının kenarına diktiğini ileri sürmesine ve mahallinde yapılan 30.11.2001 tarihli keşifte dinlenilen orman mühendisi Abdullah Yoğurtçu'nun raporuna göre dava konusu taşınmazın sanığın tarlasının kuzey ve doğu sınırını teşkil ettiğini, diğer sınırlarının orman olduğunu, bu yerin eğiminin %10-35 civarında olup toprak muhafaza karekteri taşıdığını, toprağında halen humus muhtevasının mevcut olduğunu, traşlanmış kök kütüklerinin ve halen kök ve dal kalıntılarının bulunduğunu, tüm çevresinde yaşlı ve genç kayın ağaçlarının olduğunu belirtmesine karşın 24.9.2002 tarihinde yapılan keşifte dinlenilen orman mühendisi Sabri Çiçek raporunda arazinin orman görünümünde olmayıp eğiminin % 0-5 civarında bulunduğunu, açma ve işleme izine rastlanmadığı gibi herhangi bir kesme izine de rastlanmadığını belirtmesine göre konusunda uzman 3 kişilik orman mühendisleri marifetiyle zabıt mümzi tanıklardan en az birinin de yer göstermesi suretiyle yeniden keşif yapılarak toprak yapısı, meyli, muhafaza karekteri, ağaç kesmek suretiyle yeni açma yapılıp yapılmadığı yönünden tespit edilecek teknik ve bilimsel bulgulara nazaran her iki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve 24.09.2002 tarihli keşifte dinlenilen tanık Hakkı Bozkurt'un beyanında belirttiği söz konusu ağaçların elektrik tellerine zarar vermemesi için Erikçayırı köyü muhtarlığınca kesilip kesilmediğinin Erikçayırı Köy muhtarından ve muhbir Hüseyin Çakar'ın tanık olarak ifadesine başvurulmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile müdahil idaresinin tazminat ve ağaçlandırma gideri talebi ile ilgili hüküm kurulması, gerekirken bu yönlerden eksik inceleme ve çelişik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- 10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK. nun 30. maddesinde değişiklik yapan 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile para cezalarında bin liranın küsurunun atılması öngörülüp bu değişikliğinde sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı ağır para cezasındaki bin liranın küsurunun atılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ve müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy