(765 S. K. m. 30, 494, 522)
Dava: Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine.
Ancak;
1- Dava konusu kayın emvalle ilgili olarak müşteki Mevlüt Öztürk'ün sanık sıfatıyla yargılamasının yapılarak temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen ve dosya arasında mevcut Ünye Sulh ceza mahkemesinin 2000/329 E ve 2001/298 K sayılı dosyasında Ünye orman işletme müdürlüğünün 29.09.2000 tarihli yazısında Ünye ilçesi İstiklal köyünden orman kadastrosunun yapılarak kesinleştiğini bildirmesine, 05.07.2001 tarihinde yapılan keşif sonucu orman mühendisi Halit Şen'in de 10.07.2001 tarihli raporunda Ünye ilçesi İstiklal köyünde orman kadastrosunun 14.10.1983 tarihinde kesinleştiği ve kayın emvalin de buradan temin edildiğini belirtmesine karşın, Ünye Sulh ceza mahkemesinin 2000/328 E ve 2003/12 K sayılı dosyasında 08.08.2000 tarihinde yapılan keşif sonucu aynı bilirkişi 19.08.2000 tarihli raporunda Ünye ilçesi İstiklal köyünde orman kadastrosunun yapılmadığını ve suça konu kayın emvalin sanıklar Yaşar Öztürk ve Necati Öztürk tarafından ibraz edilen 1967 de hükmen tesis edildiği anlaşılan pafta 1, 20 nolu parsel içinden düşük ve devrikten temin edildiğini açıklamasına göre orman idaresinden suça konu kayın emvalin temin edildiği yer olan Ünye ilçesi İstiklal köyünde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kadastro harita ve tutanaklarının getirtilerek mahallinde uzman orman mühendisi ve fen bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif yapılarak dava konusu yerin orman olup olmadığı, ibraz edilen tapunun hukuki geçerliliğinin bulunup bulunmadığının teknik ve bilimsel bulgulara göre kesin olarak tespitinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve bilirkişi raporuna göre hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
1- Mirasçılar arasında taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ağacın müştekiye düşüp düşmediği araştırılarak sonucuna göre sanıklar hakkında TCK 494/2, 522 maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
2- 10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK. nun 30. maddesinde değişiklik yapan 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile para cezalarında bin liranın kusurunun atılması öngörülüp bu değişikliğinde sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında tayin olunan ağır para cezasındaki bin liranın küsurunun atılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK. nun 326/son madde ve fıkrasının gözetilmesine, 14.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy