(Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6) (765 S. K. m. 39)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Sanığın hazırlıkta C.Savcılığı'nda müdafi huzurunda verdiği ifadesinde "Suça konu emvali Ağustos Eylül ayında kestiği ve O 1.07.2002 tarihli keşif sırasında yaptığı savunmasında hazırlıkta verdiği ifadesini doğrulamakta, mahkemece de suçun 2001 yılında işlendiğinin kabul olunduğu anlaşıldığına göre; sanığın suçu işlediği tarihte 15 yaşından küçük olduğu ve dolayısıyla hakkında TCK 'nun 55/3. maddesi yerine 2253 Sayılı Kanunun uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Duruşma zaptının devamı niteliğinde bulunan 01.02.2002 tarihli keşif zaptının hakim tarafından imzalanmaması sureti ile CMUK'nun 264. maddesine aykırı davranılması,
3- 10.02.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK'nun 30. maddesinde değişiklik yapan 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile para cezalarında bin Liranın kusurunun atılması öngörülüp bu değişikliğinde sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında tayin olunan ağır para cezasındaki ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı ağır para cezasındaki bin Liranın küsurunun atılması lüzumu,
4- Sanığın savunmasının tercüman vasıtası ile alındığı anlaşılmakla; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde adil yargılama hakkını düzenleyen 6. maddesinin 3. bendinin e fıkrası gereğince "duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşmadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödemeksizin yararlanma" hakkının bulunduğuna ilişkin düzenlemesi karşısında, tercüman için yapılan yargılama giderinin sanıktan tahsil olunamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy