(6831 S. K. m. 82, 93) (765 S. K. m. 30)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine;
Ancak;
1- Sanık hakkında tutulan ve 6831 sayılı kanunun 82. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan 23.05.2001 tarihli suç zabıt varakasında Kınık serisi Harmantepesi mevkiindeki yerden çam ağaçlarını keserek sanığın açma yaptığı belirtilmiş, sanık hakkında zapta konu eylemi nedeniyle 6831 sayılı kanunun 93/2-4 maddesi ile cezalandırılması için kamu davası açılmış, mahallinde yapılan 02.07.2001 tarihli ilk keşif ve buna dayalı bilirkişi raporu ile 06.08.2002 tarihli keşif ve düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporlar sonucu belirlenen durum itibari ile, ayrıca 17.12.2002 tarihli ek iddianame ile sanığın 249 nolu bölmede 424 m2'lik alanı işgal edip faydalanmada bulunduğu, bu nedenle 6831 Sayılı Yasanın 93/1-4 maddesi ile cezalandırılması istenilmiş, 19.02.2003 tarihli ek raporda toplam 424 m2'lik alanda Mayıs 2001 tarihinde toprak işlemesi yapılarak açma yapıldığı, bu sahaya buğday ekildiği ve orman diri örtüsünün kaldırılmadığı, 249 nolu bu bölmenin gençleştirme yapılmış saha olduğu belirtilmesi de gözönüne alınarak rapordaki yaratılan çelişki gözönüne alınarak orman mühendisi Mustafa Kınay'dan suça konu 424 m2'lik alanı sanığın kullanması nedeniyle müdahil idarenin ağaçlandırma gideri yönünden zarara uğrayıp uğramadığına dair ek rapor alınıp belirlenmesinden sonra bu konuda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda hükmolunan ağır para cezalarında 4806 Sayılı Yasa gereği 1.000 lira küsuratın atılamadığı halde gerekçeli kararda 4806 Sayılı Yasa uygulanarak farklı ağır para cezası tayini suretiyle hükmün karışıklığa uğratılması,
3- Her ne kadar 28.11.2002 tarihinde yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesinde tarifede yer alan ücretlere 3065 Sayılı Kanun hükümleri gereği katma değer vergisinin ayrıca ilave edileceği düzenlenmiş ise de 21.07.1985 tarihinde yayınlanan 15 seri no'lu katma değer vergisi genel tebliğinin avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesinin katma değer vergisinin konusuna girmediğinin; ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısmının serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olacağının; avukatların aldıkları bu para için davayı kazanan tarafa serbest meslek makbuzu düzenleyip makbuzla alınan tutar üzerinden katma değer vergisi hesaplayıp ayrıca göstereceklerinin belirtilmiş olmasına göre hükmolunan vekalet ücretinin katma değer vergisi ile birlikte tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare vekili, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy