(6831 S. K. m. 82, 91) (765 S. K. m. 30) (1136 S. K. m. 164) (Katma Değer Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 15) J - Avukatlık Ücretleri)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- 6831 sayılı kanunun 82. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan ve sanığın imzaladığı 6.8.2002 tarihli suç zaptı ile mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişi orman yüksek mühendisi Y. B.'nın tanzim ettiği 04.12.2002 tarihli raporda kesilen ağaçlardan 6 adedinin, 6 cm orta kutrunda fidan vasfında olduğunun belirtilmesi karşısında; sanığın eylemin 6831 sayılı kanun 91/1-4 maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden yanlış ve yerinde olmayan değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın eyleminin 6831 sayılı kanunun 91/5 madde ve fıkrası kapsamında kaldığı kabul edilmesine ve emvalin müsaderesine karar verilmesine rağmen tazminat ile ağaçlandırma giderine ve nisbi harca hükmolunması,
3- Her ne kadar 28.11. 2002 tarihinde yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 21.maddesinde tarifede yer alan ücretlere 3065 Sayılı kanun hükümleri gereği katma değer vergisinin ayrıca ilave edileceği düzenlenmiş ise de 21.7.1985 tarihinde yayınlanan 15 seri nolu katma değer vergisi genel tebliğinin avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesinin katma değer vergisinin konusuna girmediğinin; ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısmının serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olacağının; avukatların aldıkları bu para için davayı kazanan tarafa serbest meslek makbuzu düzenleyip makbuzla alınan tutar üzerinden katma değer vergisi hesaplayıp ayrıca göstereceklerinin belirtilmiş olmasına göre hükmolunan vekalet ücretinin katma değer vergisi ile birlikte tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- 10.2.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve TCK. nun 30.maddesinde değişiklik yapan 4806 Sayılı Yasanın 1.maddesi ile para cezalarında bin liranın küsurunun atılması öngörülüp bu değişikliğinde sanık lehine hüküm doğurması nedeni ile sanık hakkında tayin olunan ağır para cezasındaki ve hapis cezasının para cezasına çevrilmesinde uygulanan bir gün hapis cezası karşılığı ağır para cezasındaki bin liranın küsurunun atılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 31.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy