(3402 S. K. m. 4)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1- Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda suça konu yerin orman olarak Hazine adına kayıtlı 513 nolu parselde kaldığının, orman mühendisi bilirkişinin raporunda ise 1979 tarihinde kesinleşen orman sınırına göre dava konusu yerin 84-85 nolu O.S.N'larına göre orman sayılmayan yerde ancak Tapu Sicil Müdürlüğünün çalışmaları neticesinde orman parseli olarak tesbit görmesi sebebiyle orman sayılan yer olarak tapulama harici bırakıldığının yazılı olmasına; dosya kapsamından suça konu sahada orman tahdidinin 24.11.1979'da kesinleşmesinden sonra arazi kadastrosunun yapıldığının anlaşılmasına göre Tapu Sicil Müdürlüğünden sahadaki arazi kadastrosunun hangi tarihte yapılıp kesinleştiğinin arazi kadastrosu sırasında orman tahdit haritası hududunun mu, orman idaresince bildirilen sayısal değerlerin mi esas alındığının, arazi kadastrosunun ne şekilde yapıldığının sorulup 3402 Sayılı Kanunun 4/3. maddesi gereğince orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulması, kesinleşmiş orman tahdit haritası hududunun esas alınması gerektiği de gözönünde bulundurularak bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilip suça konu yerin vasfının kesin olarak tesbitinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayini gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2- Dosya kapsamından suça konu Yağlıtaş Köyünde ikamet etmeyen sanık Ergun'un diğer sanık Oktay'ın talebi ve suça konu yerin tapulu olduğunu beyanla tapu ibraz etmesi üzerine ücreti karşılığı sanık Oktay'ın adına kayıtlı 453 nolu parsele 15 metre mesafede bulunup üzerinde orman örtüsü olmadığı anlaşılan sahaya su toplama havuzu için temel kazması eyleminde kastı bulunmadığının gözetilmemesi,
3- Sanığın toplama havuzu yapımı için temel kazmaktan ibaret eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Sanık vekilinin 21.1.2003 tarihli celsede verilecek cezanın paraya çevrilmesine ilişkin talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy