(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 1, 2, 9) (5275 S. K. m. 98, 99, 100, 101) (5271 S. K. m. 267)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,
Ancak;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.un 765 sayılı TCK.un göre suç teorisi ve ceza hukukunun temel prensipleri açısından farklılıklar getirmiş olup suç tipleri ve yaptırımlar değişmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.un 7/2 maddesi zaman bakımından uygulamayı açıklar 5237 Sayılı TCK.un,Yürürlük Yasası da 5252 sayılı Yasadır. Bu yasanın 1. maddesi amacını, 2. maddesi kapsamını ifade eder, 3. fıkrasında da lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. denilmektedir. 9. maddesi lehe olan hükümlerin uygulanmasındaki usulü belirler.
5275 sayılı Kanunun 98. maddesi mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabına duraksamayı ifade eder. 101. madde ise infaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulüne düzenlemiştir. Buna göre cezanın infazı sırasında 98 ile 100 ncü maddeleri gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı ve hükümlünün görüşlerinin yazılı olarak bildirilmesi istenir. 3. fıkranın son cümlesi kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
5252 sayılı Yasa 5275 sayılı Yasaya göre daha özel hükümleri ifade etmektedir. Bu Yasa 5237 sayılı TCK.un yürürlüğünde karşılaşılacak sorunları çözen, uyum sorunlarını gideren ve uygulama ilkelerini belirleyen geçici bir yasadır. 5275 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması 5252 sayılı TCK.un yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki kanuna göre yapılacak, 5252 sayılı Yasanın 9/1 maddesine göre 5237 sayılı TCK.un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği lehe hallerde duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde karar verilebilecektir. Bunun dışındaki durumlarda duruşma açılacaktır. Asıl olan duruşmalı lehe kanun uygulamasıdır.
Ceza Kanununun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanacağı haller şunlardır; 765 Sayılı Kanun da suç olup, 5237 Sayılı Kanunda tartışmasız suç olmaktan çıkarılması, Ceza sorumluluğunun kaldırılması 765 sayılı Kanunda şikayete tabi olmayıp, 5237 de şikayete tabi olması ve şikayetinin şikayetinden vazgeçmiş olması, herhangi bir şekilde değerlendirme ve takdir gerektirmeyen önceki ve sonraki kanunlarla ilgili bütün hükümleri olaya uygulamak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması sonucu ceza indirimlerini kapsar.
Mahkeme bir değerlendirme yaparak suç unsurlarının tayini takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya şahsileştirilmesinin gerektiği durumlarda taraflara haber vererek duruşma açıp tarafların beyanlarını ve soracakları delilleri tespit edip sonucuna göre lehe aleyhe tartışması yapıp karar vermek zorundadır. Evrak üzerinde yapılan inceleme de suçun unsurlarının tartışılması yine yasanın verdiği takdir hakkı kullanılarak ceza tayini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hükmün zat ve mahiyetinin değiştirilmesi ve bu kararın sınırlı inceleme yapması gereken itiraz merciince incelenerek talebin yerinde olduğuna veya olmadığına karar vermek mümkün değildir.
5252 Sayılı Kanunun 9. maddesindeki sınırlı şekilde evrak üzerinde karar verilmesi imkanını Kanun koyucu uygulayıcılara pratiklik ve kolaylık sağlaması için getirmiştir.
Evrak üzerinde veya duruşma açılması durumlarında kanun yolları aynıdır. Kanun yolu temyizdir.
İtiraz olunabilecek kararlar 5271 sayılı CMK.un 267. maddesinde belirtilmiştir. Hakim kararı soruşturma evresindeki kararları, mahkeme kararı ise kovuşturma evresindeki kararları kapsar, hakim kararlarında sınırlama bulunmadığı halde, mahkeme kararları için sınırlama söz konusudur. Kanunun belirtmediği hallerde mahkeme kararına itiraz edilemez. Hüküm niteliği taşımayan mahkemece verilen yargılamanın durması, yetkisizlik, görevsizlik kararlarına itiraz edilebileceği CMK.unda belirtildiğinden itirazı mümkündür.
5252 Sayılı Yasada 9. maddeye göre yapılan lehe yasa uygulamasında kanun yolunu, 5275 sayılı yasanın 101. maddesindeki gibi açıkça göstermemiştir. Bu durumda kanun yolu 5271 sayılı CMK.ya göre belirlenen temyiz yolu olduğundan Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 11.7.2005 gün 2005/402 Değişik iş sayılı kararının temyiz incelemesinde;
765 Sayılı TCK.nu ile 5237 sayılı TCK.nu yaralama suçlarında farklı suç tipleri meydana getirmiş olup, farklı yaptırımlara bağlanmıştır. Bu itibarla önce mahkemece duruşma açılarak taraflara haber verilip, beyanları alınıp sunacakları deliller tespit edilerek eski Kanun ve Yeni Kanundan hangisinin lehe ve aleyhe olduğunun tartışılmasını yapıp, sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy