(5237 S. K. m. 7) (5275 S. K. m. 98, 101)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
TÜRK MİLLETİ ADINA,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Adli Emanetin 1999/561 sırasında kayıtlı suçta kullanılan çakı bıçağının zor alımına ilişkin zaman aşımı süresi içinde hüküm kurulabileceği mümkün olduğu gibi çakının değeri nedeniyle temyiz kapsamı dışında kaldığından bu konuda karar verilmemesi bozma nedeni sayılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. un 765 sayılı TCK. un göre suç teorisi ve ceza hukukunun temel prensipleri açısından farklılıklar getirmiş olup suç tipleri ve yaptırımlar değişmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. un 7/2 maddesi zaman bakımından uygulamayı açıklar 5237 Sayılı TCK. un, Yürürlük Yasası da 5252 sayılı Yasadır. Bu yasanın 1. maddesi amacını, 2. maddesi kapsamını ifade eder, 3. fıkrasında da lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir denilmektedir. 9. maddesi lehe olan hükümlerin uygulanmasındaki usulü belirler.
5275 sayılı Kanunun 98. maddesi mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabına duraksamayı ifade eder. 101. madde ise infaz sırasında verilecek kararların mercii ve usulüne düzenlemiştir. Buna göre cezanın infazı sırasında 98 ile 100 ncü maddeleri gereğince mahkemeden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet Savcısı ve hükümlünün görüşlerinin yazılı olarak bildirilmesi istenir. 3. fıkranın son cümlesi kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
5252 sayılı Yasa 5275 sayılı Yasaya göre daha özel hükümleri ifade etmektedir. Bu Yasa 5237 sayılı TCK. un yürürlüğünde karşılaşılacak sorunları çözen, uyum sorunlarını gideren ve uygulama ilkelerini belirleyen geçici bir yasadır. 5275 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması 5252 sayılı TCK. un yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki kanuna göre yapılacak, 5252 sayılı Yasanın 9/1 maddesine göre 5237 sayılı TCK. un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği lehe hallerde duruşma yapılmaksızın evrak üzerinde karar verilebilecektir. Bunun dışındaki durumlarda duruşma açılacaktır. Asıl olan duruşmalı lehe kanun uygulamasıdır.
Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanacağı haller şunlardır; 765 Sayılı Kanunda suç olup, 5237 Sayılı Kanunda tartışmasız suç olmaktan çıkarılması, Ceza sorumluluğunun kaldırılması 765 sayılı Kanunda şikayete tabi olmayıp, 5237 de şikayete tabi olması ve şikayetinin şikayetinden vazgeçmiş olması, herhangi bir şekilde değerlendirme ve takdir gerektirmeyen önceki ve sonraki kanunlarla ilgili bütün hükümleri olaya uygulamak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması sonucu ceza indirimlerini kapsar.
Mahkeme bir değerlendirme yaparak suç unsurlarının tayini takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya şahsileştirilmesinin gerektiği durumlarda taraflara haber vererek duruşma açıp tarafların beyanlarını ve soracakları delilleri tespit edip sonucuna göre lehe aleyhe tartışması yapıp karar vermek zorundadır. Evrak üzerinde yapılan inceleme de suçun unsurlarının tartışılması yine yasanın verdiği takdir hakkı kullanılarak ceza tayini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hükmün zat ve mahiyetinin değiştirilmesi ve bu kararın sınırlı inceleme yapması gereken itiraz merciince incelenerek talebin yerinde olduğuna veya olmadığına karar vermek mümkün değildir.
5252 Sayılı Kanunun 9. maddesindeki sınırlı şekilde evrak üzerinde karar verilmesi imkanını Kanun koyucu uygulayıcılara pratiklik ve kolaylık sağlaması için getirmiştir.
Evrak üzerinde veya duruşma açılması durumlarında kanun yolları aynıdır. Kanun yolu temyizdir.
İtiraz olunabilecek kararlar 5271 sayılı CMK. un 267. maddesinde belirtilmiştir. Hakim kararı soruşturma evresindeki kararları, mahkeme kararı ise kovuşturma evresindeki kararları kapsar, hakim kararlarında sınırlama bulunmadığı halde, mahkeme kararları için sınırlama söz konusudur. Kanunun belirtmediği hallerde mahkeme kararına itiraz edilemez. Hüküm niteliği taşımayan mahkemece verilen yargılamanın durması, yetkisizlik, görevsizlik kararlarına itiraz edilebileceği CMK. unda belirtildiğinden itirazı mümkündür.
5252 Sayılı Yasada 9. maddeye göre yapılan lehe yasa uygulamasında kanun yolunu, 5275 sayılı yasanın 101. maddesindeki gibi açıkça göstermemiştir. Bu durumda kanun yolu 5271 sayılı CMK. ya göre belirlenen temyiz yolu olduğundan 8.7.2005 gün 2005/389-411 esas ve karar sayılı kararının temyiz incelemesinde;
1) 5237 Sayılı TCK. nun 62.maddesinin 2.fıkrasında, örnekleme yöntemi kullanılarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkisi gibi örnekler verilerek takdiri indirim nedenleri belirtilmiştir. 765 sayılı TCK. nun 59. maddesinde ise takdiri indirim nedenlerinin takdiri mahkemeye bırakılmış ve örnekleme yoluna gidilmemiştir. İncelemesi yapılan hükümde 5237 sayılı kanunun 62/2 fıkrasının 2.cümlesinde yer alan takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçesi olarak, daha önceden verilip kesinleşen kararda 765 sayılı TCK. nun 59.maddesinin tatbik edilmemiş olması gösterilmiştir. Kesinleşen 31.12.2002 günlü kararda ise herhangi bir gerekçe gösterilmeden hüküm fıkrasında başkaca artırma ve indirmeye yer olmadığına biçiminde hüküm kurulmuştur. Mahkemece takdiri indirim nedenleri gösterilmeyerek 5237 sayılı TCK. nun 61.maddesine uyulmaması,
2) 765 Sayılı TCK. nu ile 5237 sayılı TCK. nu yaralama suçlarında farklı suç tipleri meydana getirmiş olup, farklı yaptırımlara bağlanmıştır. Bu itibarla önce mahkemece 5237 sayılı TCK. nun 86 ile 87 maddelerine uygun olarak rapor aldırılıp, sonucuna göre eski kanun ve yeni kanundan hangisinin lehe ve aleyhe olduğunun tartışılmasını yapıp, sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 19.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy