(6831 S. K. m. 72, 108/1) (5237 S. K. m. 72)
Dava: Yargıtay C. Başsavcılığının 08.04.2005 gün Y.E. 2005/65212 sayılı tebliğnamesi ile Orman Kanunu'na muhalefet suçundan sanık M. Güçlü'nün Orman Kanunu'nun 108/1, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunu'nun 72. maddeleri gereğince 14.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, diğer sanık M. Şahan'ın beraatine dair, Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.1988 gün ve 1987/17 esas 1988/167 sayılı kararını müteakip, aynı eylem nedeniyle sanıkların Orman Kanunu'nun 72. maddeleri gereğince 14.000'er lira ağır para cezası cezalandırılıp, 647 sayılı kanunun 6. maddesi gereğince cezaların ertelenmesine ilişkin, Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.1988 gün ve 1987/274 esas 1988/651 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Dosya kapsamına göre: Eskişehir 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 25.2.1988 gün ve 1987/17 esas, 1988 167 sayılı gerekçeli kararında M. Şahan olan sanığın isminin M. Şahin olarak yazılmasında isabet görülmemiş ise de, bu hususun mahal mahkemesince düzeltilebileceği gözetilerek yazılı emir konusu yapılmamıştır.
Ancak sanıkların 18.07.1987 tarihinde
Mahallesi
caddesi No:71/1 Eskişehir adresinde G. İnşaat alanında kaçak orman emvali bulundurmaktan 18.7.1985 tarih ve 2129 nolu suç zabıt varakasına istinaden Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 1987/274 esasına kayden, aynı tarih ve 2130 nolu suç varakasında istinaden ise Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1987/17 esasına kayden açılan kamu davalarında;
Sanık M. Güçlü'nün Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.1988 gün ve 1987/17 esas 1988/167 sayılı kararı ile Orman Kanunu'nun 108/1, 647 Sayılı Kanunun 4, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 72. maddeleri gereğince cezalandırıldığı, diğer sanık M. Şahan'ın beraatine karar verildiği halde, suç tutanağı, tarihi ve olay yeri aynı olan eylem sebebiyle Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 1987/274 esasına kayden açılan kamu davasının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 253/3. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mükerrer ceza tayininde isabet görülmemiştir.
CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 29.03.2005 gün ve 13590 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur denilmektedir.
Yazılı emir müstenidatının, CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulmasına dairdir.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar: 1- Dosyanın incelenmesi;
Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.02.1988 gün, 1987/17 esas, 1988/167 Karar sayılı dosyasında; sanıklar M. Güçlü ve Mehmet Şahin'in haklarında 18.7.1985 gün 2130 sayılı zabıt varakası tanzim edildiği, sanıkların
Mahallesi,
. Cad. No:71 deki G. İnşaat yerinde zabıt varakasında belirtilen cins ve miktarda kaçak orman emvalini inşaatta kullanmak üzere bulundurmaları nedeniyle 6831 sayılı orman kanunun 108/1 maddesi ile cezalandırılmaları için 6.8.1985 tarihli iddianame ile Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 1987/17 esas, 1988/167 sayılı kararı ile Mehmet Şahin'in beraatine, M. Güçlü'nün 6831 Sayılı Kanunun 108/1, 647 Sayılı Kanunun 4. maddesinin tatbiki sonucu TCK. nun 72. maddesi ile toplanarak sanığın 14.000 TL. ağır para cezası ile tecziyesine, tazminat, ücreti vekalet, mahkeme masrafının sanıktan alınmasına karar verildiği, Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 18.11.1988 gün, 5118 esas, 13892 sayılı kararı ile onandığı ve infaz edildiği anlaşılmıştır.
Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.11.1988 gün, 1987/274 Esas, 1988/651 karar sayılı dosyasında; sanıklar M. Güçlü ve Mehmet Şahin haklarında
Mahallesi,
. Cad. No:71 de bulunan G. inşaat şirketine ait inşaat sahasında damgasız, nakliyesiz kaçak orman emvali bulunduğu belirtilerek 18.07.1985 gün 2129 sayılı zabıt varakası düzenlendiği, 1.8.1985 günlü iddianame ile sanıkların 6831 sayılı Orman Kanunun 108. maddesi gereğince cezalandırılmaları için Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yargılama sonucu her iki sanığın 6831 Sayılı Kanunun 108/1 maddesi ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesinin uygulanması TCK. nun 72. maddesi ile içtima sonucu 14.000 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmalarına, 647 sayılı kanunun 6. maddesi gereğince cezaların ertelenmesine karar verildiği, temyiz olunmaksızın kesinleştiği görülmüştür.
2- Hukuki Değerlendirme;
Sanıklar M. Güçlü ve M. Şahan (Şahin) haklarında .. Mahallesi,
Cad. No:71 deki G. İnşaat şirketine ait yerdeki emvaller nedeniyle aynı tarihli iki ayrı zabıt varakası düzenlendiği, aynı eylem nedeniyle olay yeri ve tarihi aynı olan eylemden dolayı sanıklar hakkında Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesine ve Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesine aynı suçtan cezalandırılmaları için iki ayrı dava açıldığı, Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesince M. Güçlü'nün mahkumiyetine, M. Şahan'ın beraatine karar verildiği, Yargıtay 3. Ceza Dairesince onanıp kesinleşerek infaz edildiği, Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesince ise, her iki sanığın mahkumiyetine ve teciline karar verildiği, temyiz olunmaksızın kesinleştiği anlaşılmakla, CMUK. nun 253/3 maddesi gereğince Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yargılama yapılıp mahkumiyet hükmü kurularak mükerrer ceza tayini, usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenler uyarınca;
Sonuç: Yazılı emre dayalı ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden, Eskişehir 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 15.11.1988 gün, 1987/274 esas, 1988/651 karar sayılı hükmün CMUK. nun 343. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanıklar M. Güçlü ve M. Şahan (Şahin) haklarında Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesince verilen 15.11.1988 gün, 1987/274 esas, 1988/651 karar sayılı tecilli mahkumiyet hükmünün tatbik olunmamasına, dosyanın gereği için Yargıtay C.Başsavcılığına gönderilmesine talebe uygun olarak 25.04.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İncelenen her iki dosyaya göre;
1- Yazılı Emir yoluyla bozma talebini ileten Yargıtay C. Başsavcılığının ihbarnamesinde ileri sürülenin aksine, sanıklar hakkındaki kamu davalarından Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesine açılanın 06.08.1985 tarih ve 1722 esas sayılı, Eskişehir 1.Sulh Ceza Mahkemesine açılanın da 06.08.1985 tarih ve 1721 sayılı oldukları, yazılı emir münderecatını tekrarlayan ihbarnamede belirtilen tarihlerin ise yargılamaları ayrı ayrı yapılan her iki davanın Yargıtay'dan bozulup döndükten sonra kaydedildikleri tarih ve esas numaralarını gösterdikleri,
2- Her iki davanın dayanakları arasında yer alan 2129 ve 2130 sayılı Zabıt Varaka larının 18.07.1985 tarihli ve aynı adı taşıyan 4 orman muhafaza memuru tarafından düzenlendikleri, bunlardan 2130 numaralı olan zabıt varakasında belirtilen adresteki inşaat sahası ve inşaat kontrol edildiğinde inşaatta kullanılmış, damgasız yarı kuru vaziyette emvaller görüldüğü, nakliye veya her hangi bir belgeleri bulunmayan ve şimdilik kullanılmış vaziyette olan bu emvallerin ilerde sökülüp suç mahallinden ayrılabileceği, suçun nevi bölümünün karşısına sarf kelimesinin yazıldığı, emvallerin 510 ebatında toplam 1.184 m3 olduklarının ayrıca yazılı olduğu ve bu tutanağa istinaden Eskişehir Orman İşletme Müdürlüğünün 01.08.1985 günlü yazıları ile inşaatlarında izinsiz olarak kaçak orman emvalleri kullandıklarından dolayı sanıklar hakkında kamu davası açılıp cezalandırılmalarının istendiği, bunun üzerine sanıklar hakkında suç zaptına gönderme yapan 06.08.1985 gün ve 1721 sayılı iddianameyle 6831 sayılı yasanın 108/1 maddesiyle cezalandırılmaları için Eskişehir 1.Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yargılama sonucu mahkeme sanıkların suçunun niteliğini yanlış yorumlayarak sanıkların kaçak orman emvali bulundurduklarını kabul ederek verdiği ilk mahkumiyet hükmünün müdahil idarenin temyizi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucu 09.12.1986 tarihinde bozulduğu, bu bozma ilamında suç konusu emvalin sanıklar tarafından kullanıldığına işaret edildiği, bozmaya uyan Yerel Mahkemenin sanıklardan Mehmet'in beraatine M. Güçlü'nün ise kaçak orman emvali kullanmak suçunu sabit görerek 6831 sayılı kanunun 108/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleşip infaz edildiği,
2129 numaralı olan Zabıt Varakası nda ise yapılan kontrollerde aynı adresteki inşaat sahasının içerisinde kaçak orman emvallerinin bulunduğu, bunların muhtelif ebatta toplam 8.679 m3 cm ve köknar kereste oldukları, tesbitleri yapılarak orman deposuna taşıttırıldıkları, suçun nevi bölümünde de Bulundurma sözcüğünün yazılı olduğu ve bu tutanağa istinaden Eskişehir Orman İşletme Müdürlüğünün 01.08.1985 günlü yazıları ile inşaatlarında izinsiz ve damgasız olarak kaçak orman emvali bulundurmaktan dolayı sanıklar hakkında kamu davası açılıp cezalandırılmalarının istendiği; bunun üzerine sanıklar hakkında, içeriğinde suç zaptının da bulunduğu hazırlık evrakına gönderme yapan 06.08.1985 günlü ve 1722 esas sayılı iddianameyle inşaatlarında kaçak orman emvali bulundurdukları iddiasıyla sanıkların yargılanıp 6831 sayılı yasanın 108. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, yargılamayı yapan Eskişehir 2.Sulh Ceza Mahkemesince sanıkların kaçak orman emvali bulundurmak suçları sabit görülerek 108/1 madde uyarınca cezalandırılmalarına 30.04.1986 tarihinde karar verildiği, sanık tarafından temyiz edilen bu kararın Dairemizce tazminata ve nisbi harca ilişkin nedenlerle bozulduğu, bozmaya uyan Yerel Mahkemenin yine sanıkların kaçak orman emvali bulundurduklarını kabul ederek 6831 sayılı kanunun 108/1, 647 sayılı kanunun 4/1, TCK. nun 72. maddeleri uyarınca sonuçta 14.000'er lira ağır para cezasıyla cezalandırılmalarına ve bu cezalarının ertelenmesine karar verdiği anlaşılmıştır.
6831 sayılı kanunun 108 nci maddesinin birinci fıkrasında aynen Orman mallarının bu kanun hükümlerine aykırı olarak kesildiğini, taşındığın veya toplandığını bildiği halde; taşıyanlar, biçenler, işleyenler, kabul edenler, kullananlar, atanlar, satın alanlar veya bulunduranlar bir aydan bir seneye kadar hapis ve beşbin liradan elli bin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır hükmü yer almaktadır.
Bu fıkrada sayılan eylemlerin her biri bir birinden bağımsız ayrı ayrı suçların konusu olan eylemler olup, bu suçların maddi ve manevi öğeleri oluştuğunda bu fıkraya göre ayrı ayrı yaptırıma tabi olmaları gerekmektedir.
Yukarıda her iki davanın ayrıntılı bir biçimde anlatılan yargılama evrelerinden anlaşılacağı gibi, her iki davanın dayanağını teşkil eden zabıt varakası aynı kişilerce ve aynı tarihte düzenlenmiş ise de; gerek bu zabıtlardaki ve gerekse iddianame ve nihai kararlardaki tavsifler 6831 sayılı yasanın 108/1 nci maddesi kapsamında olmakla beraber birbirinden farklı eylem ve suçlara ilişkindir. Bunlardan kullanma suçunun tarihi emvalin inşaatta kullanıldığı tarih, bulundurma suçunun tarihi ise, temadinin bittiği tarih olan, tutanak tarihidir. Her iki suça ait tutanak tarihlerinin aynı olması suç tarihlerinin de aynı olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki her iki tutanak da farklı nitelikteki emvallere ait olup bulundurma suçunun konusu olan kaçak emvallerden 175 adedinin, zabıt mümzisi tanıkların 1987/274 Esas ve 1988/651 karar sayılı bulundurma suçuna ait dosyadaki anlatımlarına göre, inşaat sahasındaki Şantiye binasının içinde muntazaman istif edilmiş vaziyette, geri kalanı ise inşaat sahasında bulunup zaptedilmiştir. Keşifte dinlenen orman mühendisi bilirkişi şantiye binasının kapısının sağlam olup üzerinde kilit tertibatı bulunduğunu söylemiştir.
Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi, Yazılı emre dayanan tebliğnamede ileri sürülenin aksine, her iki davanın konusu eylemler (suçlar) CMUK. nun 253/3 ncü maddesi kapsamında aynı eylem olmadığından sanık hakkında aynı eylemden dolayı açılmışı iki dava değil, farklı iki eylem nedeniyle açılmış iki ayrı dava mevcuttur. Diğer bir anlatımla ortada mükerrer bir dava bulunmadığından yazılı emirle bozma talebinin reddine karar verilmelidir.
Bu itibarla, sanık M. Güçlü'nün silah ruhsatı alabilmek için geçmişte 3 hükümlülüğü bulunması nedeniyle bu talebinin reddi üzerine Adalet Bakanlığı'na başvurması nedeniyle anılan Bakanlıkça yapılan yazılı emirle bozma başvurusunun kabulüne karar veren sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy