(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Sanık Nurettin Ölmez'in doğum tarihi 1961 olduğu halde karar başlığında 1963 olarak gösterilmesi yerinede düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
2- Müşteki Mustafa Söker davaya müdahil olmadığı ve temyizi de bulunmadığından tebliğnamenin bu müştekiye yönelik bozma düşüncesine katılınmamıştır.
3- Müdahil Cengiz Söker'in yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine,
Ancak;
Müdahilin olayın başından beri tutarlılık gösteren ifadeleri ve bunu doğrulayan doktor raporları, 15.6.2002 tarihli müdahile ait traktör ile ilgili olay yeri tespit tutanağı, olayın oluş şekli, diğer müşteki Mustafa Söker ve Tanık Neciye Söker'in beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu halde olaydan 6 ay sonra ortaya çıkar ve sanıklardan Mustafa Karamanın kardeşi olan tanık Şaban Karamanın beyanına göre itibar edilerek, oluşa, ve dosya içeriğine uymayan gerekçelerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
4- Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28.5.2003 ve 17.6.2003 tarihli müdahil hakkındaki raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve bu konuda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili İhtisas Dairesinden rapor alınmadan eksik incelemeyle karar tesisi,
5- Sanık Nurettin oğlu Mehmet Ölmez hakkındaki kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise,
Oluşa ve dosya içindeki kanıtlara göre sanığın katılara taş atarak olaya katıldığına dair eylemi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininin gerektiğinde zorunluluk bulunması usul ve yasaya aykırı olduğundan ve ayrıca;
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 Sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun ve 5305 sayılı Çocuk Koruma kanunu Hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy