(6831 S. K. m. 108) (5237 S. K. m. 36) (5275 S. K. m. 122)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk milleti adına
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerel C. Savcısının 28.11.2005 gününde tefhim edilen hükme karşı CMUK.nun 310. maddesinde öngörülen süre geçtikten sonra 29.12.2005 havale tarihli dilekçe ile yaptığı temyiz isteğinin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Sanığın temyiz üzerine yapılan incelemede;
02.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5192 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasanın 108. maddesinde yapılan değişikliğin sanık aleyhine olması nedeniyle suç tarihi itibariyle uygulanamayacağı ve suç konusu emvalin TCK.nun 36. maddesi ile zoralımına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından 2 no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş sair itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesi ile 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, Bu husus CMUK.nun 322. maddesi uyarınca yeni bir yargılamayı gerektirmediğinden süresinde ödenmeyen para cezasına gecikme zammı uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy