(6831 S. K. m. 17, 93) (5275 S. K. m. 122)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Türk Milleti Adına
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Bilirkişi tarafından ayrı ayrı hesaplanmış olan tazminat doğru olarak hesaplandığından tebliğnamenin 3 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1- İddianamenin dayanağı olan suç zabıt varakasında suça konu alan 3800 m2'nin üzerindeki 10-15 yaşlarındaki zeytin ağaçları ile kaplı olup bilirkişilerin krokili raporunda ise buranın 10 yıl önce açıldığı ve orman tahdit sınırları içerisinde kalan yeri sanığın işgal ve faydalanmada bulunduğundan dolayı mahkum olup, yine suça konu ağaçların kesilerek 900 m2 lik yeni açma yapılan krokide ise (B) harfi ile gösterilen yerden dolayı da sanık hakkında ek savunma hakkı verilerek açma suçu ile ilgili olarak da hüküm tesis edilmemesi,
2- İdare lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin fazla tayini,
3- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 122. maddesi ile 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkındaki Kanunun yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre, gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ile müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy